Cocuk Egitimi

About Me

Geniş anlamıyla eğitim ve öğretim bireye, aileden bütün insanlığa ve evrene doğru yayılıp gelişen sevgi ve bilgiyi aktarır. Amaç, seven, sayan güvenli, bilgili, başarılı, verimli ve doyurucu bir yaşam sürecek kişiler yetiştirmektir.
Home | Profile | Archives | Friends

?OCUK-EBEVEYN ?L??K?S - 07:18, Monday 15 September 2008

ÇOCUK-EBEVEYN ?L??K?S?

Nedense hakl?l???n derecesini her zaman kendimizde görmek isteriz. Biz do?ru olan? yapt???m?z? iddia ederken, bir ba?kas?n?n do?ru oldu?unu iddia etmesine hiç tahammül edemeyiz. Oysaki tart???lan, göreceli olan ve ele?tirel konularda tarafs?z olmal?y?z. Tüm aileleri hedef almak istemesem de birçok aile, çocuklar?n? dinlemekten uzak, ona söz hakk? tan?mamakta, çocu?un fikirlerini ifade etmesini engellemekte, hata yapmas?n? k?namakta, kabullenememekte, bask?c?, devaml? ele?tiren tavr?yla, çocukla ebeveyn aras?nda büyük bir duvar olu?turmaktad?r.
Oysaki hiç kaybetmememiz gereken çocuk yan?m?z mutlaka olmal?d?r. Çünkü çocuk ruhunu anlamal?y?z, çocuk dili ile konu?may? bilmeliyiz. E?er çocu?umuza konu?ma f?rsat?n? vermiyorsak, çocuk sürekli susmay? tercih eder ve kim bilir bilinçli bir çocuklukla belki de ebeveyne ceza vermek için hep susmay? tercih eder ve bu durum çocukta psikolojik tahribatlar da yapabilir. ??te o zaman "benim çocu?um neden sessiz, niçin içe kapal?, niye di?erleri gibi de?il, neden duygular?n? ifade edemiyor, niye ürkek, çekingen ve arkada?? yok" gibi yak?nmalarla kar??la?mak kaç?n?lmazd?r.
Oysaki çocu?u bu duruma iten, bilinçsiz davranan anne babad?r. Kendimizi çocuklar?m?z?n yerine koyal?m ve onlar?n ya?am alanlar?ndan, onlar?n pencerelerinden bakal?m olaylara. Hangi çocuk ister, konu?urken susturulmay?, azarlanmay?, s?n?rland?r?lmay?… "Sus! Sen daha çocuksun, sana dü?mez bu konuda konu?mak. Ben sana demedim mi büyüklerin yan?nda konu?mayacaks?n diye!" Bu ?ekilde engellenen bir çocuk, bir dahaki sefere konu?ma cesaretinden ne kadar?n? kaybeder, siz hesaplay?n. Çocuklar?m?z? anlamak zor olmamal?! Ne istedi?ini ve ona nas?l davranmam?z gerekti?ini ö?renmeliyiz. Asl?nda empati kurmak zor de?ildir. Dü?ünsenize, bir zamanlar biz de ya?ad?klar?m?z? ko?up heyecanla annemize ya da babam?za anlatm?yor muyduk?


0 Comments | Post Comment

?OCUKLA ?LET???M?N TEMEL ?LKELER - 04:37, Saturday 6 September 2008

  

Anne-babalar çocuklar?na mesaj iletirken genelde ne tür hatalar yap?yorlar?


  
Anne-babalar?n çocuklar?na mesaj iletirken dinleme ve anlatma hatalar? yapt???n? görüyoruz. ?leti?imin üç temel unsurunda, yani beden dilinde, kelimelerde ve ses tonunda kendilerini kontrol etme, ortak amaçlar do?rultusunda davranma aç?s?ndan zorluklar ya??yorlar. Bir ileti?imin sa?l?kl? olabilmesi için kelimelerin dü?üncenizi en do?ru ?ekilde ifade edecek biçimde seçilmesi, ses tonunuzun vurgulamak istedi?iniz konuyu netle?tirmesi, beden dilinizin de bunlar? destekleyerekanlatman?za yard?mc? olmas? gerekiyor. Beden dilinizi, kelimeleri ve ses tonunuzu özen göstermeden, rastlant?sal kullan?yorsan?z, amac?n?zdan uzak kalabiliyorsunuz ve yanl??lar ortaya ç?kmaya ba?l?yor. Bu yanl??lar da özellikle 5-6 ya?lar?na kadar olan çocuklarda daha etkili oluyor. Ondan sonra git gide çocuklar?n tepkileri de ö?rendikleri modeldeki gibi oluyor ve ileti?imsizlikler ya?anmaya ba?l?yor. Bir ileti?imde duygu ve dü?üncenin kar?? tarafa geçmesi, payla??lmas? ve geri gelmesi gibi çok temel bir süreç vard?r. Bu ya?an?rsa ileti?im iki ki?inin varl??? ile sürer. Hatalar söz konusu oldu?unda ileti?im t?kan?yor. Anne babalarla çocuklar aras?nda duvarlar örülüyor.

Çocuklar?n beden dilinin yeti?kinlerinkinden ne gibi farkl?lklar? vard?r? Bunu anlamak için nelere dikkat etmeli?

Çocuklar?n beden dili sosyalle?me sürecini tamamlamam?? mesajlar içerir. Beden dilini daha çok biopsikolojik tepkilerimizin olu?turdu?unu görüyoruz, k?zg?nl?k, sevinç, a?lamak, gülmek gibi. Do?u?umuzdan itibaren bedensel mesajlarla duygu ve dü?üncelerimizi hareketle veya hareketsiz iletiriz. Öte yandan, masaya yumru?umuzu vurmak, ayak ayak üstüne atmak gibi, sosyal rollerle birlikte ö?renilen beden dilleri ve jestleri de var. Çocuklarla ebeveynler aras?ndaki fark, çocuklar?n bu sosyal beden dilini bizden ö?reniyor olmal?d?r. Do?duklar?nda sosyal yap?n?n ve kültürel özelliklerin kazand?raca?? jest ve mimikler henüz olmad??? için çok yal?nd?rlar. Onun için çocuklar?n beden dili mesajlar?n? almam?z çok kolayd?r. Çocuk ço?kusunu, sevincini, mutlulu?unu çok ho? tarif eder. Ama mesela misafir geldi?inde yanlar?na gitmek istemez. Çünkü henüz sosyalle?memi?tir. Zamanla kurallara uyar. Osyal rol olarak art?k ne yapmas? gerekti?ini ö?renmi?tir. As?l k?ymetli olan, sosyal rollerin öncesinde çocuklar?m?zla ne ya?ad???m?z? anlamam?za yard?mc? olacak beden dilleri. Bunlar? iyi anlar ve do?ru yönlendirirsek, aile içi verimli bir ileti?im ortam?n?n temellirini atm?? oluruz.

Çocu?umuz istenmeyen bir davran?? yapt???nda bununla ilgili duygu ve dü?üncelerimizi ona yans?tma biçimimiz zamanla çocu?un bu tür davran??lar?n? aç??a ç?kartmamak için baz? kapatma jestleri kullanmaya ba?lamas?na yol açabiliyor. Çocukta hatal? davran??lar? göstermeme e?ilimleri ortaya ç?kmaya ba?layabiliyor. Do?ru ileti?im kuramay?nca çocuklar?m?z?n do?ru ö?renmesini de engelliyoruz. ?unu kabul etmeliyiz: Çocuklar hata yapacaklar, çünkü her insan hata yap?yor. Çocuklar?m?z?n hatalar?ndan pay al?p ilrleyebilmemiz için çok sa?l?kl? bir ileti?im ortam?nda bulunmam?z gerekiyor. Diyelim, elindeki bir barda?? dü?ürüp k?ran bir çocu?a, "ne kadar dikkatsizsin", "bu birtak?m bardak kaç para biliyor musun" gibi yakla??yorsak, çocuk da k?rd???n? saklamaya ba?l?yor.

Çünkü kendi s?k?nt?m?z? anlat?yor ama onunkini dinlemiyoruz. Ya da annesinin tasvip etmedi?i bir arkada??yla birlikte oluyor ama annesine söylemiyor. Böyle böyle de duvarlar örülüyor ve ileti?im engelleri ortaya ç?kmaya ba?l?yor. Oysa çocuklar?n bu gibi, bir ?eyleri saklad??? durumlarda birtak?m beden dili jestleri vard?r. Örne?in konu?urken a?z?n? kapatabilir, önüne bakabilir ya da gözünü annesinin gözünden kaç?rabilir. Gerçekte yapt???n? de?il annesinin istedi?i bir ?eyi söylerken tepkilerini kontrol etmek için annayle bedensel ili?kiye girmemeye gayret eder çocuk.

Bu, çocu?un asl?nda ne yapt???n? anlamak için güzel bir imkand?r oysa bu durumu fark eden anne-babalar, "belli ki sen yanl?? bir ?ey yapt?n; gözümün içine bak da söyle" diyerek çocu?un üstne gidiyorlar. Bu da çocu?u anne babas?n?n gözlerinin içine baka baka do?ru söylememeye te?vik ediyor. Böylece bir sosyal beden dili olarak, istemedi?imiz ?eyleri çocuklar?m?za ö?retiyoruz. Çocuk ondan sonra gözünüzün içine baka baka gerçe?i kolayl?kla gizleyebiliyor.

Çünkü siz ona art?k yanl?? bir kal?p ö?rettiniz. Sa?l?kl? ve birbirini do?ru anlayan, birlikte daha do?ruyu arayacak insanlar olmaktan ç?kartt?n?z kendinizi ve onu.

Anne-babalar çocuklardan mesaj al?rken ne tür hatalara dü?üyorlar?

Hata ?u gerçe?i özümsememekten ba?l?yor; Çocuklar farkl? ve bizim d???m?zda bireyler. Ben do?urdu?um için benim dü?ündü?üm gibi olmuyor. Madem ki bizim çocu?umuz, öyleyse bizim dü?ündü?ümüz gibi olsun dedikçe anne babayla çocuk aras?ndaki ileti?im bozulmaya ba?l?yor. Anne ve baban?n çocu?u kendi kafas?ndaki gibi görmekten kaç?nmas? laz?m.

Bu çocuk benim çocu?um ama benim kafamdaki kal?ba uymayabilir çünkü o ba?ka bir insan. Bunu derinden hissetmek ve kabul etmek laz?m.

Biz çocuklardan sayg? bekliyoruz ama onlara onlara ayn? sayg?y? gösteriyor muyuz? Göstermedi?imiz zaman hatal? ileti?im ba?lam?? oluyor. Onlar?n farkl? birer varl?k oldu?u bilincinde olmas? anne ve baban?n sa?l?kl? ileti?ime geçmesindeki en temel faktör. "Ü?ürsün giy" demek yerine "bana hava biraz serinledi gibi geliyor. Ü?üdü?ümü hissediyorum. Üzerime bir çeket alaca??m. Sen nas?l hissediyorsun?" diyebilmeliyiz. Çünkü ü?üme o an size ait bir ya?ant?. Çocu?un bu tür ya?ant?lar? kendi kendisine alg?lamaya ihtiyac? vard?r. Anne-babalar bunu yapmad?kça ba??ml? olan ama ba??ms?zl?k özlemi içerisinde ko?an bir nesil artaya ç?kar?yor. Çoçu?un somut ili?kilere ihtiyac duydu?unu anlamal?y?z. Çünkü soyutlayabilme yetene?i insan?n daha sonradan geli?tirdi?i, 10-11 ya?lar?ndaki dönemlerinde ortaya ç?kan bir özellik. Oysa biz çocuklara iyi, kötü, ahlakl?, ahlaks?z, saygl?, sayg?s?z gibi ?eyler söylüyoruz. Bu kavramlar? bizim anlad???m?z gibi anlam?yor çocuklar. Çocuklarla ili?ki için gerçekten özen göstermek, ö?renmeye çal??mak zorunday?z.

?leti?imin temel özellikleri nelerdir?

?ki insan aras?ndaki ileti?imde ilk izlenim en önemli konudur. ?ki insan birbiriyle kar??la?t?klar? her anda ili?ki yeniden ba?lar. Çocu?unuz ak?am eve geldi?inde ilk izleniminizle ilk mesaj? veriyorsunuz. " Çok yorgunum, öf" diye kap?y? aç?yorsan?z, ba?ka bir ?ey; "ho? geldin" diye kap?y? aç?yorsan?z, ba?ka bir ?ey ba?l?yor aran?zda. Onun için ebeveyn çocuk ili?kilerinde de ileti?imin en temel özelli?inin ilk izlenim, ilk an oldu?unu unutmamam?z gerekiyor.

?kinci önemli özellik, ileti?imin iki ki?iyle kuruldu?udur. Anne-babalar çocukla konu?unca ileti?im kurduklar?n? dü?ünüyorlar. Halbuki konu?ma ba?ka ileti?im ba?kad?r. Diyelim ki çocu?unuz legolar?n? ç?kartt?, oyun oynuyor. Siz de ona kahvalt? haz?rlad?n?z. ?çeriden "kahvalt?n haz?r, hadi gel" diye sesleniyorsunuz. Çocu?unuzla ileti?im kurdu?unuzu dü?ünüyorsunuz. Halbuki siz ona yaln?zca seslendiniz. O legolar?n?n dünyas?nda. Üç kere daha sesleniyorsunuz, dördüncüsünde k?z?yorsunuz ama o sizin niye k?zd???n?z? hiç anlam?yor. Çünkü sizin ilk ba??rmalar?n?z? hiç duymad?. ?leti?im kar??n?zdaki ki?iyle birlikte ilerleyen bir süreçtir ve önce onun dünyas?na girerek ba?laman?z gerekiyor. ?leti?im ki?iye de?il, ki?iyle birlikte yap?l?r.

?leti?imin bir ba?ka özelli?i de bir bütün olmas?d?r. Yani sadece do?ru kelimeler kullan?larak, ses tonunuzun ya da beden dilinizin do?ru olmas?yla do?ru ileti?im kurulmuyor. Bunlar?n üçünün bir arada ve içiçe uygun ?ekillerde kullan?l?yor olmas?, sa??l?kl? ileti?im için çok önemli.

Anne-babalar?n önemli bir bölümü de ileti?imi bilgi vermek zannediyorlar. Ço?u kez ebeveynler en önemli rollerinin çocu?a hayat? ö?retmek oldu?unu dü?ünüyorlar. Oysa kimse kimseye hayat? ö?retemiyor. Hayat ya?an?larak ö?reniliyor. Çocu?umuza hayatla ilgili pek çok reçete yazabiliriz, ama bu reçetelerin hiçbiri do?ru modeller olmam?z kadar etkili olamaz. Elbette çocu?umuzu hayat kar??s?nda bilgilendirmemiz gerekir ama ileti?im kurmak ba?ka bir ?eydir.?leti?im e?ittir bilgi de?il. ?leti?im e?ittir duygu, dü?ünce ve davran?? beraberli?idir. Yoksa, televizyon ekran?ndan konu?an herhangi bir ki?i olursunuz çoc?unuzun gözünde.

?leti?imde dinlemenin rolü nedir?

Elbette ileti?imin çok önemli bir basama??n?, dinleme olu?turur. Do?ru dinleyemiyorsak, do?ru konu?ma ?ans?m?z yok. Biz halbuki ileti?imi genellikle konu?ma olarak dü?ünürüz. Dinleme al??kanl?? bizim kültürümüzde oldukça zay?f. Dinlemeye aç?k de?iliz. Ülkemizde leb demeden leblebiyi anlamak bir fazilet gibi artaya konulur. Halbuki leb demeden leblebinin anla??lmas? asl?nda bir ileti?im hatas?d?r. Çünkü kar??n?zdaki insan belki ba?ka bir ?ey diyecektir. Kendi zihnimizdeki kal?plarla kar??m?zdakileri alg?lamaya al??t???m?zdan, dinleme becerimiz de ortadan kalk?yor. ?leti?imin konu?maktan çok daha önemli bir bölümü dinlemedir. Çünkü dinleyerek anlayaca??z. Anlad?ktan sonra anlataca??z. Anlad???m?z ve anlatt???m?z uyu?uyorsa da anla?aca??z. Yani çok kritik üç A'dan söz ediyoruz: Anlamak-Anlatmak-Anla?mak. Anla?may? biz kendimizi anlaktam olarak anl?yoruz. Ama kar?? taraf, çocu?umuz ne kadar anlad?? Orada çok ciddi bir soru i?areti var. Çocuklar? kendi zihnimizdeki gibi san?yoruz. Çok süratli büyüdüklerini, süratle geli?tiklerini, yeni aray??lar içersinde olduklar?n?, de?i?en bir yap?da olduklar?n? içimize sindirmemiz ve onlara gerçekten ula?abilmemiz için çok iyi dinlememiz gerekiyor.

Dinleme hem dü?ünce, hem duygu düzeyinde önemlidir. Duygular? anlamak, hissetmek de bizim yabanc? oldu?umuz bir ?ey. Ancak kar??m?zdakiyle ayn? ?ekilde hissediyorsak bir duygu beraberli?inden söz ediyoruz. Halbuki hiç öyle hissetmeyebiliriz. Örne?in, çocu?un eve geç gelmesi durumunda annenin ya?ad???yla baban?n ya?ad??? birbirinden çok farkl? olabilir. Anne ve baban?n birbirine empati kurabilmesi, duygular?n? anlayabilmesi için ayn? duyguyu ya?amalar? gerekmez. Sadece kar??dakinin nas?l ya?ad???n?n fark?nda olmalar?n? ihtiyaç var. Baba bunu sayg?s?zl?k olarak kabul ederken anne çocu?un sa?l???n? dert ediyor olabilir. Anne ve baban?nbirbirini anlamamas? durumunda ailede, çocu?un geç kalmas?n?n d???nda bir çat??ma daha ç?kar. Anne babay? çocu?unu hiç merak etmedi?i için, baba da anneyi çocu?u a??r? kollayarak sayg?s?z tav?rlar?na sebep oldu?u için ele?tirir. Anne ve baban?n birbirlerini anlamamalar? yüzünden ç?kan tart??mada çocu?un geç kalmas?n?n bir kenara itildi?i bile görülür. ?leti?imin amac?na ula?mas?, kar??m?zdaki insan? do?ru dinlememiz, onun duygusunu do?ru tan?mam?z ve dü?üncesine sayg? göstermemizle mümkün olabilir. Bunun da temelinde dinleme yatar.

Çocuklar?n kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri için anne-babalar nas?l bir yakla??m içinde olmal??

Çocuklar?n kendilerini daha iyi ortaya koymalar?na imkan vermek anne ve babaya dü?en önemli bir sorumluluktur. Fakat çocuklar kendilerini ifade etme konusunda farkl? özelliklere sahip olabiliyorlar. Kimisi daha heyecanl?, çok daha önde olabiliyor, kimisi de çok daha geride, daha az konu?kan olabiliyor. Anne-babalar, "çocuklar?n?zla ileti?im kurun, onlar?n aç?lmalar?na, kendilerini ortaya koymalar?na yard?mc? olun" mesaj?n? onlara sürekli olarak "nas?ls?n, bugün ne yapt?n, ?imdi ne hissediyorsun" gibi sorular sormak olarak anl?yorlarsa yan?l?yorlar. Çünkü bu yakla??m?n da çocu?a uygun olarak ortaya konmas? gerekiyor. Baz? çocuklar böyle do?rudan do?ruya kendilerine soru yöneltindi?inde, geçi?tirip tamamen içlerine kapanabilirler. Onun için çocuktan gelen mesaj? do?ru de?erlendirmek, ebeveynin çocu?unu açmas?n? yard?mc? olacak en önemli konu. Diyelim, okuldaki bir arkada??n?n bir sözünü nakletmi?, ancak siz yeterince önemsememi?sinizdir; bir süre sonra " bugün okulda ne oldu" diye sorars?n?z, o da "hiçbir ?ey diye" cevap verir. "Serviste ne yapt?n?z?" , "Orada da bir ?ey olmad?." Bir bakars?n?z, konu?ma hiç ilerliyemiyor; çünkü çocu?unuzudan gelen mesaj? zaman?nda duyarl? olup de?erlendirmemi?siniz.

Kendi duygu dünyam?z?n kar???kl?klar?yla me?gulsek, di?er insanlara (çocu?umuza) kendimizi veremiyoruz. Galiba ileti?imin en zor noktas? bu. Biz kendi içimizde suküneti ve rahatl??? yakalayam?yorsak, çocuklar?m?z? tan?ma ?ans?n? da bulam?yoruz.

Mümkün oldu?u kadar çocuklar?n gündeme getirdi?i konular üzerinde konu?mak önemli. Siz çocu?unuzun ö?retmeniyle ili?kisini ö?renmeyi dü?ünürken o belki size topa nas?l vurulmas? gerekti?ini ya da arkada??n?n saç?na takt??? bir tokay? anlatacakt?r. Sizin için o toka hiç ilginç ya da önemli olmayabilir. Ancak çocu?unuz için önemlidir ve onun anlatt?klar?na yo?unla?mazsan?z, çocu?unuzu tan?yamazs?n?z. Onun konu?maya girmeye haz?r oldu?u yeri kaç?r?rsan?z, ileti?im ?ans?n? kaybedersiniz. Çocuklar?m?zla ileti?im kurman?n en temel noktas?, onlar?n bize vermek istedikleri mesajlar? zaman?nda fark edebilmek, hissedebilmek ve ileti?imi o noktada geli?tirmektir. Halbuki biz kendi kal?plar?m?za onlar? sokmaya çal???yoruz. Bir süre giriyorlar ama sonra onlar da vazgeçiyorlar.

?kili ileti?im, odak ileti?im, engelli ileti?im gibi bir tak?m ileti?im tan?mlar? yap?yoruz. ?kili ileti?imin odak ileti?ime dönü?mesi ileri dönemlerinde yani anne, baba ve çocuk aras?ndaki ili?kinin bozulmaya ba?lad??? dönemlerde ortaya ç?k?yor. Anne-babalar "seninle konu?acaklar?m?z var" diyerek kar??lar?na al?yor veba?l?yorlar anlatmaya. Ama bu bir odak ili?ki, ileti?im de?il. Sadece çocu?a mesaj verici. Ondan anneye bir ?ey gelmiyor. Anne-baba onu dinlemiyor. Yani ileti?imin "ileti" bölümü var, "?im" bölümü yok. ?letiyor ama ileti?emiyor.

Çat??ma ç?kt??? anda ne yap?lmal??

Aile hayat?nda çat??ma her zaman vard?r. Buradaki en kritik nokta kriz an?nda krizin çözülmeyece?i bilincinin anne ve babada olu?mas?. E?er bir kriz varsa duygular çok yüksek noktada demektir. Duygular?n bu kadar tepe noktada oldu?u bir anda o krizi sizin farkl? görü? aç?lar?yla çözmeye çal??man?z, o krizi ancak büyütür. Kriz ya?an?r, duygular yat???r ancak, ondan sonra sizin bilgi içerikli ileti?iminiz çocu?unuz ve aileniz için faydal? olabilir. Kriz ya?an?rken sorman?z gerekn en önemli soru: "burada durumun de?i?mesini as?l kim istiyor"dur. Bu soruyu do?ru cevaplayamazsan?z, ileti?ime de do?ru ba?layamazs?n?z. Çünkü o krizde ya?anan olayda, çocuk mevcut durumu de?i?tirmek istiyorsa dinlemeye, anlamaya dönük bir ileti?im tekni?i kullanacaks?n?zd?r. Durumu de?i?tirmek isteyen sizseniz, kendinizi ifade etmeye yani anlatmaya dönük bir ileti?im tekni?i olacakt?r. Bunun için kriz an? çok do?ru çözümlenmesi gereken, belki de ebeveynlerin kendi davran??lar?n? en çok gözden geçirmeleri gereken and?r. Çünkü kriz an?nda do?ru tepkiyi vermezlerse birbirlerinden gittikçe uzakla?acakt?r insanlar, ama kriz an?nda do?ru tepkiyi verebiliyorlarsa birlikte geçmi?e bakmak ve ileriye do?ru daha büyük bir ad?m atmak mümkün.

Krize yol açan olay? çok fazla da??tmamak, geni?letmemek de önemlidir. Diyelim ki çocu?un yapt??? bir hatal? davran???n üzerine konu?uyoruz. "Zaten sen dün de onu yapm??t?n, arkada?lar?n da ?öyle demi?ti, anneannen de senden memnun de?il" gibi yakla??mlarla konu o kadar geni?ler ki sizin o andaki konu?ma konuzun ortadan kalkar. Sa?l?kl? ileti?imin olmad??? ailelerde krizin büyümesi, ba?lang?ç noktas?n?n bile kaybedilmesi mümkün. Duygu ve dü?üncelerimizi disipline etmek ve amac? gözden kaç?rmamak kriz zamanlar?nda özellikle önemli.

Aile bireylerinin birbirlerine duygusal yat?r?mlar?n? çok güçlü yapm?? olmalar? da krizin çözümünde çok kolayla?t?r?c? bir yol oynar. Birbirini seven, sayan ve sa?l?kl? ileti?im kurabilen insanlar aras?nda sorunlar? çözmek daha kolayd?r.

E?er amaç aile bütünlü?ünü ayakta tutmak, uyumlu ve doyumlu ili?kiler ya?amak, özgüvenli, sa?l?kl?, mutlu çocuklar yeti?tirmek ise, bütün tutumlar?m?z? buna göre yönlendirmek durumunday?z. Bu da ancak yeti?kinlerin üstün gayretleri, zekalar?, duygusal olgunluklar? ile sa?lanabilir

0 Comments | Post Comment

Hamilelik ve Bebek - 05:52, Thursday 1 May 2008

Hamilelik ve Bebek 
Hamilelikte 6 tehlike
 
 

Uzmanlar, hamilelik döneminde özürlü bebek do?umuna yol açan 6 tehlikeye kar?? anne adaylar?n? uyard?.
Sa?l?kl? bir bebek dünyaya getirmek isteyen anne aday?n?n gebelik öncesi bilinçli olmas?n?n, ortaya ç?kabilecek pek çok rahats?zl??? önledi?ini belirten uzmanlar, özürlü bebek do?umuna yol açan tehlikeye kar?? anneleri uyard?. Yüksek ate?, kedi ve köpekle yak?n temas, her gün yap?lan a??r makyaj, stres, içki ve bozulmu? yemek yemenin bebe?in özürlü do?mas?na neden oldu?unu tespit eden uzmanlar, bu durama yol açan sebepleri ?öyle s?ralad?:

 

  • Hamileli?in ilk günlerinde yüksek ate?: Hamileli?in ilk günlerinde geçirilen yüksek ate?, bebe?in d?? görünü?ünde bir anormalli?e neden olmazken, bebe?in beyin dokular?n?n büyümesini olumsuz etkiler ve çocu?un zeka özürlü olmas?na yol açabilir.
  • Kedi ve köpekle yak?n temas: Bakteri ta??yan kedilerin bebe?in özürlü olmas?na neden olan bir bula??c? hastal???n kayna?? oldu?u ve kedinin d??k?s?n?n da bu bula??c? hastal???n ana yay?lma yollar?ndan biri oldu?u pek bilinmiyor. Ancak yap?lan bir ara?t?rmada, ?ngiltere'de her y?l yakla??k 500 bebe?in, annelerinin kediyle yak?n temasta bulunmas?ndan dolay? özürlü kald??? ortaya ç?kt?. 
  •  Her gün a??r makyaj yapmak:Amerika Birle?ik Devletleri'nde gerçekle?tirilen bir ara?t?rma sonucuna göre, her gün a??r makyaj yapan kad?nlar?n makyaj yapmayanlara göre özürlü bebek do?urma riski 1.25 kat daha fazla. Bebe?i olumsuz etkileyen ise, kozmetik ürünlerde bulunan arsenik, kur?un ve merkür gibi zehirli maddeler. Bu gibi maddeler hamile kad?n?n cildinden bebe?in kan dola??m?na giriyor ve bebe?in normal büyümesini olumsuz etkiliyor.
  • Stres: Hamileli?in ilk üç ay? içinde ya?anan stres, bebe?in "tav?an dudakl?" olmas? gibi çe?itli özürlere neden olabiliyor. 
  •  ?çki: Hamile kad?n içki içti?i zaman, alkol plasentadan embriyoya geçer ve bebe?e ciddi zarar verir. Hamilelik döneminde günlük iki bardak ya da daha fazla alkollü içki, bebe?in özürlü olmas?na neden olabilir.
  • Bozulmu? yemek yemek: Uzmanlar, hamile kad?n?n yedi?i bozulmu? yemeklerde bulunan küfün, plasentadan bebe?e geçti?ini, bunun da bebe?in kromozomlar?nda kötü etki yaratt???n? belirtiyorlar."


0 Comments | Post Comment

cocuk bakimi ve sagligi - 05:49, Thursday 1 May 2008

1 ayl?k bebek, görebilir, duyabilir, 2 ayl?k olunca gülmeye, 4 ayl?k olunca ise cisimleri iki eliyle kavramaya, kendi kendine oynmaya ba?lar. 6 ayl?k bebek destekle oturabilir, 9 ayl?k olunca destekle birkaç ad?m bile atabilir.

A?a??daki geli?im kategorisi çocu?unuzun bulundu?u geli?im seviyesini daha iyi de?erlendirebilmenizi sa?lasa da, çocu?unuzun bu özelliklerin hepsini ta??mas?n? beklemeyin. Unutmay?n, her çocuk birbirinden farkl?d?r! Tav?r, davran?? ve vücut geli?imi çocuktan çocu?a farkl?l?klar gösterir...

?K? HAFTALIK BEBE??N?Z NELER YAPAB?L?R?
-Bebek kollar? ve bacaklar? hafif bükülmü? olarak yatar.
-Bu dönemde emme, yakalama, arama gibi yeni do?an dönemine ait refleksler (otomatik hareketler) bebe?in tek hareketleri olabilir.
-Zaman zaman bak???n?z? yakalay?p size bakabilir. Bu durumda ona bakarak, gülümseyerek, ba??n?z? sallayarak yan?t vermeye çal???n.
-Bulan?k görür. 20-25 cm mesafeyi seçebildi?i için onu tutan? çok rahat görebilir.
-Henüz ba??n? kald?ramaz, yatarken dönemez ve oturamaz.
-Sakin oldu?u k?sa dönemler olacakt?r; bu dönemlerde ona ?ark? söyleyin, konu?un, evde gezinin.

B?R AYLIK BEBE??N?Z NELER YAPAB?L?R?
-Görebilir, duyabilir, tat alabilir, ac?y? hisseder!
-Ba??n? tutabilir, kar?n üstü yatt???nda ba??n? sa?a-sola çevirebilir.
-Emerek kendini sakinle?tirebilir.
-Agu- ?k?nma sesi- kumru sesi-m?r?ldanma gibi sesler ç?karmay? dener.
-K?sa süreli izleyebilir, yak?n tutunca dikkatle bakabilir.
-Sizi tan?d???n? belli edebilir. Sesinizi duyunca sakinle?ebilir.
-El ve ayaklar?n?n fark?na varmaya ba?lar.

?K?- ÜÇ AYLIK BEBE??N?Z NELER YAPAB?L?R?
-Ba??n? daha uzun süre dik tutabilir, gö?sünden destek al?p kalkmaya çal??abilir.
-Ellerini bacaklar?n? sallamaya, basmaya çal??abilir.
-Parmaklar?n? açabilir, ellerini birle?tirip a?z?na götürebilir ama henüz elini bütün olarak kullan?r.
-Gülmeye ba?lar, tan?r. Tek heceli sesler ç?karmaya, c?v?ldamalara ba?lar.
-90-180 derece izleyebilir.

DÖRT AYLIK BEBE??N?Z NELER YAPAB?L?R?
-Etraf?yla ilgilenmeye ba?lar, yatmak de?il oturmak ya da dola?t?r?lmak ister. Biraz destekle 1-2 dakika oturabilir.
-Karn?n?n üstüne yatt???nda elleriyle itip minik push-up’lar yapar, hatta bir tarafa dönebilir.
-Uzan?p cisimleri iki eliyle kavrar, biraz inceleyip sonra a?z?na götürür. Salyas? bolla??r.
-Kendi kendine oynayabilir.
-Tek heceler 4-5 aylarda ç?kmaya ba?layabilir, ancak anlaml? de?ildir.
-Ç??l?k atmay? dener.
-Bebe?inizin ki?ili?i belirginle?meye ba?lar. Size tüm yüzü ve vücuduyla yan?t vermesi yak?nd?r.

ALTI AYLIK BEBE??N?Z NELER YAPAB?L?R?
-Art?k her?eyi görüp izleyebilir.
-Destekle oturabilir. E?er ek g?dalara geçtiyseniz ka??kla beslenmeyi bebek otururken yapmal?s?n?z.
-Her iki yöne de dönebilir. Yüzükoyun yatarken poposunu havaya kald?rmaya bile çal??abilir.
-Bebek 3 boyutu kavrayabilir ve büyüklük ve ?ekillerine göre cisimleri grupland?rabilir.
-Aynada, arkas?nda sizi görürse, arkas?na bak?p sizi arayabilir.
-Bir eliyle kavrad??? cismi di?er eline geçirebilir, iki sapl? bir bardaktan yard?m?n?zla su içebilir.
-Cisimleri birbirine vurur, ellerini birle?tirir, oyunca??n? tek eliyle tutabilir.
-Sesli güler, ç??l?klar atar.
-Bebe?iniz art?k e?lenmeye ba?lar. Sizinle saklambaç oynayabilir.
-Yabanc?lar? ay?rmaya ba?layabilir.
-Emme, baloncuklar ç?karma, yalama; konu?ma öncesi hareketlerdir.

DOKUZ AYLIK BEBE??N?Z NELER YAPAB?L?R?
-Bebekler aya?a kalkmak için kendilerini çekmeye ba?larlar.
-Ses ç?karmak için bir ?eyleri birbirine vurmaya bay?l?rlar. ‘Baba’, ‘mama’ gibi sesler ç?karmaya ba?larlar.
-Bebe?iniz bu dönemde e?yalar?, kaplara koyup ç?karabilir.
-Baz? 9 ayl?klar, destekle birkaç ad?m bile atabilir. Bebe?iniz ayr?ca, dizlerini k?rarak e?ilmeyi ve ayakta durduktan sonra tekrar oturabilmeyi ö?renir.
-Bu ya?taki bir bebek, hareket etmenin verdi?i özgürlük duygusu ile emekleyerek veya iki ayak üzerinde, hareket etmek, ula?mamas? gereken ?eyleri almak ister.
-Bu ya?ta, belki de merdivenleri emekleyerek ç?kabilir ve e?yalara tutunarak hareket edebilir.
-9-10 ayl?k olunca bebekler bir ?ekilde oda içinde sürünerek, emekleyerek, e?yalara tutunup s?ralayarak dola?maya ba?larlar.
-Bir oyunca??n? uzakla?t?r?rsan?z, gittikçe daha çok kendine güvenen bebe?iniz buna kar?? ç?kacakt?r. Asl?nda art?k kendi istek ve ihtiyaçlar?n? belirtmeyi ö?renmeye ba?l?yor.
-Problem çözme yetene?i geli?ir ve ?imdi ?effaf bir kab?n içinde gördü?ü oyunca?? almak için direkt u?ra?mak yerine kapa??n? açmay? dener.

Dil geli?imi:
-Kelimeleri kullanmasa da, onlar? anlar. ?ba?, ?ma? gibi heceleri tekrarlayarak gerçek kelimeleri taklit etmeye u?ra??r. (Sak?n çok heyecanlanmay?n, henüz konu?am?yor, ancak heceleri tekrarl?yor.)
-Kelimelerinizden çok, tonlaman?zdan anlam ç?kar?r.
-Onunla ne kadar çok konu?ursan?z-yemek haz?rlarken, araba kullan?rken, üzerini giydirirken- o kadar çabuk ileti?im yeteneklerini geli?tirir.
-Bir çal??mada, çocuklar?n bir gün içinde ne kadar çok kelime duyarsa, o kadar zeki olduklar?n? gösterilmi?. (Tabiki televizyondan veya arka plandaki sohbetlerden duyulan kelimeler de?il; bebe?inizin anlamas?na yard?m etmek için konu?malar interaktif olmal?.)

B?R YA?INDA BEBE??N?Z NELER YAPAB?L?R?
-Kendi ba??na ilk ad?mlar?n? bu ya?ta atabilir. (Asl?nda bunu, bundan sonraki birkaç hafta veya ay yapamayabilir, yani e?er bu ay yürüyemezse üzülmeyin).
-Ço?u çocuk bu ilk ad?mlar? parmak ucunda, ayaklar? d??a dönük olarak yapar.
-Ka??k kullanarak, her ne kadar a?z?n? ?skalasa da kendini beslemeye ba?layabilir.
-‘Mama’ ve ‘baba’ d???nda birkaç kelime daha bilebilir.
-Uyduruk bir dille konu?abilir.
-Her ?eyi itmenin, f?rlatman?n ve yere çarpman?n çok e?lenceli oldu?unu dü?ünür.
-Oyunca??n? size verir, geri al?r.
-Bloklar? bir kaba doldurur, bo?alt?r. Bu kaplar ve tavalar için de geçerlidir.
-Küçük olanlar?, büyük olanlar?n içine koyar, ayr?ca onlar? birbirine çarparak korkunç gürültüler ç?kar?r.

ONBE??NC? AYDA ÇOCU?UNUZ NELER YAPAB?L?R?
-Art?k yürüyor hatta ko?maya çal???yor olabilir. E?ilip yerden bir cismi rahatça al?r.
-Parma??yla i?aret eder, vücut k?s?mlar?n? bilebilir. Çizgi çizebilir.
-Üst üste 2 küp koyabilir.
-Çocu?unuz yeni ?eyleri kurcalamaktan, ara?t?rmaktan zevk al?r.
-Yeri süpürmek, silmek, çama??r y?kamak gibi aktiviteleri taklit edecektir.
-En az 1 anlaml? kelime söyler.

ONSEK?Z AYLIK ÇOCU?UNUZ NELER YAPAB?L?R?
-Ko?abilir, topa vurabilir.
-?ki basamakl? bir komutu yerine getirebilir. Haf?zas? geli?meye ba?lar.
-Vücut k?s?mlar?n? bilir.
-5-10 kelimesi olabilir.
-?steklerini belirtebilir.
-3-4 küple kule yapabilir. Anahtarlar?, dü?meleri çevirebilir.
-Saç?n? tutmak, sallanmak, parmak emmek gibi kendini rahatlat?c? baz? al??kanl?klar? olu?abilir.

?K? YA?INDA ÇOCU?UNUZ NELER YAPAB?L?R?
?ki ya??nda fiziksel geli?im
-Sürekli hareket halindedir.
-Kolay yorulur Ko?ar ve t?rman?r.
-Tek ba??na merdiven iner ve ç?kar.
-Ayak ucuna basarak yürümeyi becerebilir.
-3-5 küpü üst üste koyar.
-Rastgele çizgiler çizerken art?k kontrollü yazmaya ba?lar.
-Büyük butonlar? aç?p kapatabilir
-Tuvalet ihtiyac?nda daha ba??ms?zd?r. (Hala biraz yard?ma ihtiyac? olabilir.)
-Gece uykuya yat?rmak zorla?abilir.

?ki ya??nda sosyal geli?im:
-Oldukça gerçekçi taklitler yapar.
-Karde?leriyle daha fazla ilgilenir.
-Cinsiyetini bilir.
-Hayali bir oyun arkada?? yaratabilir.
-Di?er çocuklarla birlikte olmak ister ama onlarla oyun oynamaz.
-Payla?may? sevmez.
-Her ?eyi ‘benim’ diye sahiplenir.
-Di?er çocuklar? t?rmalayabilir, ?s?rabilir, vurabilir veya itebilir.

?ki ya??nda duygusal geli?im:
-Kolay sinirlenir ve çok sab?rs?zd?r.
-Ba??r?p ça??r?r, yumruklar atar.
-Kendi istediklerini yapmak ister.
-Günlük düzen bozulunca sinirlenir.

?ki ya??nda zihinsel geli?im:
-Konu?maya ilgisi artm??t?r.
-Çocuk dili kullan?r.
-3-5 kelimeli cümleler kurar.
-Konu?abildi?inden daha fazla say?da kelimenin anlam?n? bilir.
-Kendi i?ini kendi yapar.
-?kna etmek giderek zorla??r.
-Alternatifler aras?nda seçim yapamaz.

ÜÇ YA?INDA ÇOCU?UNUZ NELER YAPAB?L?R?
Üç ya??nda fiziksel geli?im
-Kendi kendine yard?ms?z yemek yer.
-Z?plar, ko?ar, parmak ucuna basarak yürür.
-Üç tekerlekli bisiklet sürer.
-Merdiven inip ç?kar.
-Kendi soyunabilir, ancak giyinmek için yard?ma ihtiyac? vard?r.
-Büyük butonlar? aç?p kapayabilir.
-Pastel boyalar? daha iyi kullan?r.
-Süt di?leri dü?ebilir.

Üç ya??nda sosyal geli?im:
-Anne, babas?n? idolle?tirir.
-Telefona cevap verir.
-Büyüklerden onay almak ister.
-S?n?rlamalar? sürekli test eder.
-S?kl?kla yaln?z oynamay? tercih eder.
-Hayali bir oyun arkada?? olabilir.
-Di?er çocuklarla oyunlar kurar.
-Oyunda s?ras?n? bilir.

Üç ya??nda duygusal geli?im:
-Daha sakin ve uyumludur.
-Bazen a?lama ve tutturmalar? olabilir.
-Yabanc? oldu?u nesne ve faaliyetlerden korkabilir.
-Bazen bebek gibi davranabilir.
-Rüyalar? hakk?nda konu?maya ba?layabilir.

Üç ya??nda zihinsel geli?im:
-Ya??n?, ad?n?, soyad?n?, oturdu?u semti bilir.
-Yakla??k 1.000 kelime bilir.
-Baz? gramer prensiplerini kavrar.
-Baz? hikayeleri tekrar tekrar dinlemekten ho?lan?r, ö?renebilir.
-Temel renkleri tan?yabilir.
-Baz? çok basit sorumluluk üstlenebilir.
-Merak edip sorular sorar.
-Dikkat süresi birkaç dakikadan uzun de?ildir.

DÖRT YA?INDA ÇOCU?UNUZ NELER YAPAB?L?R?
Dört ya??nda fiziksel geli?im:
-S?çrama,ko?ma,t?rmanma yetene?i artar.
-Kolay yorulur.
-Sakard?r.
-Ba??rmaktan ho?lan?r, beklenmedik seslerden korkar.
-Kendi kendine tuvalet ihtiyac?n? kar??lar.
-Kendi giyinir,soyunur,fermuar?n? çeker.
-Bildi?i nesnelerin resmini çizer.

Dört ya??nda sosyal geli?im:
-20 dakika süreyle televizyon seyreder.
-Son karar için ailesine dan???r.
-S?n?rlamalar? test eder.
-Tepkinizi gözlemek için argo sözler kullan?r.
-Grup aktivitelerine haz?rd?r.
-Farkl? cinsiyet rollerini bilir.
-Yeti?kinlerin aktivitelerini taklit eder.

Dört ya??nda duygusal geli?im:
-Zaman zaman bebek gibi davran?r.
-Yeni korkular gösterebilir.
-?akac? olma e?ilimindedir.

Dört ya??nda zihinsel geli?im:
-Yakla??k 1.500-2.000kelime bilir;4-5 kelimeli cümleler kurar.
-E?lenceli, abart?l? hikayelerden ho?lan?r.
-Ona kadar sayabilir; baz? ?ekilleri tan?r.
-Baz? zaman kavramlar?n? anlamaya ba?lar. (dün,bugün,yar?n)
-Sürekli ‘neden’ diye sorar.
-Yard?ms?z oyuncaklar?n? toplar.
-Basit i?lerde yard?m etmeyi sever.
-Do?ru ve yanl?? aras?ndaki fark? anlamaya ba?lar.
-Hayal ile gerçek hayat? ay?rma yetene?i geli?ir.

BE? YA?INDA ÇOCU?UNUZ NELER YAPAB?L?R?
5 ya??nda Fiziksel geli?im:
-Süt di?leri dü?meye ba?layabilir.
-Sa? veya sol el tercihi belirginle?ir.
-Ayr?nt?l? yap?lar? kurar.
-Kolay yorulur.
-Kendi ba??na banyo yapar, yemek yer, giyinir, tuvalete gider.
-Semistructured oyunlara kat?lmaya ba?lar.
-Hareketli oyunlardan ho?lan?r.
-Sesli ritim çalg?lardan ho?lan?r.
-Do?um ve üreme hakk?nda sorular sorar.

Be? ya??nda duygusal geli?im:
-Duygular?n? kelimelerle ifade etmeye ba?lar.
-Kolayca utan?r and cannot yet laugh at self.
-Ölüm hakk?nda duygular ortaya ç?kar.
-A??r? yaramazl?klar yapar.
-Ba??ms?zl?ktan ho?lan?r.
-A??r ba?l? ve güvenilirdir.

Be? ya??nda sosyal geli?im:
-Kurallara daha fazla uyumludur.
-Bazen ispiyon (tattle), kötü söz (name-call), vurma, itme gibi davran??lar gösterebilir.
-Farkl? cinsiyet rollerini bilir.
-Basit grup ödevlerine uyum gösterir.
-Büyükleri sevindirmekten ho?lan?r.
-Takes turns during playing and speaking.
-Di?er çocuklarla daha rahatt?r.
-Aile aktivitelerine çok ilgilidir.

Be? ya??nda zihinsel geli?im:
-Harf ve kelime fark?n? anlamaya ba?lar.
-Oyunlar? daha fazla süreyle devam ettirir.
-Has developed an overall image of self.
-Gerçekleri ister.
-Temel renkleri bilir.
-Sa? ve sol kavram?n? anlar.
-2.000-2.500 kelime bilir.
-Kolay ev i?lerine yard?m edebilir.
-Adres ve telefon numaras? ö?renebilir.
-10’a kadar sayabilir.
-Kar??tl?k kavram?n? anlamaya ba?lar.
-6-8 kelimeli cümleler kurabilir.
-Paralar? ay?rt eder.
-Sabah, ö?leden sonra, ak?am, dün, bugün, yar?n gibi kavramlar? anlar.
-Gerçek hayat ile hayal ürünü aras?ndaki fark? daha iyi ay?rt eder.
-Tek dü?üncenin kendisininki oldu?una inan?r.

ALTI YA?INDA ÇOCU?UNUZ NELER YAPAB?L?R?
Alt? ya??nda fiziksel geli?im:
-Oyunlarda aktif rol almay? sever.
-Baz? motor kabiliyetleri geli?mektedir.
-Banyo yapmak istemeyebilir.
-Mum boyayla iyi boyar ancak yaz? yazma ve kesmede zorlanabilir.

Alt? ya??nda duygusal geli?im:
-Ruh hali oynakt?r.
-Ele?tirilmekten ho?lanmaz.
-Yanl?? yapmaktan çekinir.

Alt? ya??nda sosyal geli?im:
-Oyun oynarken kurallar koyar.
-Arkada?lar?n? de?erlendirebilir.
-Ya??tlar?yla ortak oyunlar kurar.
-Özgürlü?üne dü?kündür.

Alt? ya??nda zihinsel geli?im:
-Basit ev i?lerini yüklenebilir.
-100’e kadar sayabilir.
-?ekil, zaman, renk, say? gibi kavramlar? daha iyi anlar.
-Kaza ve maksatl? davran??lar? art?k alg?layabilir.
-Dikkat süresi 15 dakikay? geçmez.
-Fikir farkl?l?klar?n?n olabilece?ini anlar.

SEK?Z YA?INDA ÇOCU?UNUZ NELER YAPAB?L?R?
Sekiz ya??nda fiziksel geli?im:
-Yaz? ve çizgisi ince motor yetene?inin artmas?yla h?zla ilerleyecektir.
-D?? görünümü ve davran??lar? konusunda rahatt?r.
-Kilosu ve boyuyla ilgilenir.
-Sonsuz enerjisi vard?r.

Sekiz ya??nda sosyal geli?im :
-Tart???r, bazen üstünlük taslar.
-Ayn? zamanda sevgi dolu ve tepkilidir.
-Ba?kalar?n?n fikirlerine yorumlar getirir.
-Arkada?lar? aras?nda grupla?malar ba?lar.
-S?r saklar.
-Kar?? cinse biraz h?rç?nd?r.

Sekiz ya??nda zihinsel geli?im :
-?dealistir.
-Çe?itli projeler geli?tirir; koleksiyon yapar.
-Verilen i?i bitirmekten gurur duyar.

Sekiz ya??nda ruhsal geli?im :
-Hemen utan?r.
-Korku, k?zg?nl?k, üzüntü gibi duygular?n payla??ld???n? hisseder.
-Umudu kolay k?r?l?r.

0 Comments | Post Comment

Cocuklarimiz Ilahi bir emanettir - 11:46, Sunday 27 April 2008

Cocuklarin kendilerine mahsus hususi dunyalari, genis hayalleri vardir. Kalpleri henuz gunah kirleri ile sâfiyetini kaybetmemistir. Ruhlari bembeyaz bir kâgit gibi her turlu nakisi islemeye musaittir. Gozlerini dunyaya yeni acan bu masum varlik, bize en buyuk Ilahî bir emanettir. Bu emaneti ihmal etmek ise en buyuk hiyanettir!..

Cocuk, daha erken yaslarda cevresini taklitle hayata baslar. Taklit ettigi seyler ne kadar mukemmel, ne kadar Islamî yasayisa uygun olursa, edinecegi aliskanliklar da o derece mukemmel ve Islamî olur.

Dogan cocugun kulagina ezan okumanin sunnet olusunda derin hikmetler vardir. Bu belki telkinde ilk merhaledir.

Ailenin Islamî bir hayat yasamasi, cocugun yetismesinde en tesirli unsurdur. Bu hususu dikkate alarak ebeveynin, kucuk de olsa sahsî kusurlarini cocuklarindan gizlemesi, onlara kotu ornek olmamasi gerekir. Misafir kabul etmek istemedigi zaman cocuguna, "Kapiya git, babam evde yok, de." diyen baba, evladini yalanciliga ve sahtekârliga alistirdiginin farkinda mi?.. Cocuk terbiyesi hususunda basvurulmasi gereken yollari soylece siralamak mumkundur:

Cocuga daha kucuk yaslarda yavas yavas birtakim dinî telkinler yapilmalidir. Allah ve Peygamber sevgisi cesitli vesilelerle kalbine yerlestirilmelidir. Bunu temin etmek icin imanla ilgili vecize ve metinler ezberletilebilir. Bunlar hayat boyunca cocugun ruhunda derin izler birakir.

5-6 yasindan itibaren Kur'an-i Kerim ogretilmeye baslanmali, bazi sûreler ezberletilmelidir.

7 yasindan itibaren dinin amelî vecibeleri ogretilmeli, tatbikine gidilmeli. Bunun basinda namaz gelir.

Bugun cocuklarin elinde dolasan kitaplar, Islamî terbiye ve ruhtan cok uzak, ahlaksizligi, anarsiyi tesvik eden eserlerdir. Bunlarin yerine Islamî kahramanlik destanlari, mertlik, fedakârlik gibi ulvî duygulari telkin edecek eserler verilmelidir. Cocuk okumali ki soru sorsun.

Cocugun hareket tarzi uzerinde arkadasin muhim tesiri malumdur. Iyi ornek olabilecek cocuklarla gezmeli, oynamali. Bazen iyi bir arkadas; ana-baba, ogretmen kadar hatta daha fazla genclerin hayatina muessir olur. Cocugun yasi biraz ilerleyince ona bir sahsiyet vermek gayesi ile konferanslara, dinî sohbetlere goturmekte fayda vardir.

Cocugu dovmek, onu terbiye etmek yerine onu ya aptallastirir ya da korkunc bir adam haline getirerek isyan etmesine sebep olur. Zaten ileride ise yarayacak olan cocuk yaramaz olur. Yaramaz olmasi zekâsinin alametidir. Cocuk masumdur. Hayirsiz cocuk yoktur. Allah hayirli ana-baba versin.

Cocuk baskiyi sevmez. Torunlarima tek soyledigim, "Insaallah siz Islam'a hizmet edeceksiniz." "Insaallah!" diyorlar. Insanlarin en gururlusu cocuklardir. Cocuga "Sus be!" diye bagirsam oyle aglar ki... Niye? Gururu incindi... Kundaktaki cocuga bile annesi sert baksa, cocuk aglar. Bir gun kizimla pazara gitmistik. "Kizim elini ver, kaybolursun." dedim. "Niye kaybolayim? Ben yolumu biliyorum!" diye bagirdi. Biraz sonra dedim ki, "Kizim elimi tut. Ben buralari bilmiyorum. Sen biliyorsun. Kaybolmayayim." Cocuk hemen elimi tuttu. Iste oldu!

"Uslu ol, yaramazlik yapma." diyorlar. Onlar mi cocuk, biz mi? Agaci diktik. Sonra, "Yahu agac, hadi meyve versene." desek, itsek, tekmelesek, agac kurur. Fidan parmak kadar boyda, "Meyve vermedi." diyorlar. Ahmaklik... Cocuk bu!.. Biz neci oluyoruz da Allah'in planini degistirmeye kalkiyoruz?

 http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=468537


0 Comments | Post Comment

Allah'i tanimak isteyen cocuklara verilecek cevaplar - 11:34, Sunday 27 April 2008

Aileler, cocuklarin "Allah nerede? O'nu niye goremiyoruz?" gibi sorularini cevaplamakta yetersiz kaliyor. Yardim isteyenlere dini cocuk yayinlari oneriliyor...

"Allah'i goremeyiz cunku O kendisini yarattigi varliklarda gosterir." Anne-babalar cocuklarina hayata dair somut kavramlari bile anlatmakta zorlanirken, Allah'i anlatmak, o kucuk kafalarda ulûhiyet tasavvurunu olusturmakta ne kadar basarili olabilirler? Cocuklara Allah'in varligini, birligini ve engin sefkatini anlatmak icin uretilmis kitap, film ve diger egitim malzemesini nasil kullanacaklarini biliyorlar mi? Bu soruya verilecek umit verici cevaplar oldugu gibi, tamamen kafasi karisik anne-babalarin oldugu da bir gercek.

CIKOLATA ICIN SUKUR

Dort yasindaki Taha Dayi'ya anne-babasi daha yedi aylikken kitap okumaya baslamis. Kucuk Taha 1,5 yasinda kitap resimlerine bakarak dua etmeyi ogrenmis. Simdilerde anaokuluna giden Taha, ezan sesini duyar duymaz birlikte namaz kilacagi birilerini ariyor. "Allah'a en cok ne icin sukrediyorsun?" diye sordugumuzda ellerini acip duasini dillendiriyor: "Allah'im, bana yedirdigin tum cikolatalar icin tesekkur ederim. Bana cikolata alabilmesi icin babama yardim et."

 

En erken donemden beri kendisine gosterilen itinanin karsiligini fazlasiyla vermis Taha. Aile fertleri onun insan sevgisini ve Allah'a olan guvenini hayranlikla anlatiyor. Kapiya gelip yardim isteyenlere en sevdigi kiyafetlerini getirip verecek kadar, televizyondaki siddet yuklu cizgi filmleri 'beni cok uzuyorlar' diyerek izlemeyecek kadar hassas bir kisilik gelistirmis.

 Istanbul Gungoren'de yasayan Rahime Kahraman'in Ali Burak (5) ve Aysenur (9) isminde iki yegeni var. Ali Burak yasinin geregi cok soru soruyor. Bir yil once Allah'in nerede oldugunu sormaya baslamis. Bugun 'Allah yaptiklari ile her yerde teyze' derken sesini 'bunu nasil anlamazsiniz?' tonuna burunduruyor. Aile buyuklerinin verdigi akilci egitim, Ali Burak'in Allah inanci kadar Peygamber sevgisini de pekistirmis. Peygamber Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) cocuklara duydugu sevgiyi, onlara gosterdigi ozeni anlatan bir oykuyu annesinden dinleyen Kucuk Ali, Peygamber Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayatina merak salmis. Tanidikca sevgisi daha da artmis. Simdi Ali Burak'in en buyuk istedigi, Medine'ye gidip cocuklari cok seven Sevgili Peygamber'ini ziyaret etmek.

 Bu cocuklar hepimizin yasadigi kultur ortaminda buyudu. Taha ve Ali Burak'in etrafinizda gordugunuz cocuklardan hicbir ustunlugu yok. Onlar kendilerine verilen egitim ve beslendikleri kaynaklar sayesinde cocuk yasta namaz kilmak istiyor ya da hacca gitmek icin para biriktirmeye koyuluyor. Bu egitim yasadiklari kâinatin farkina varmalarini saglamis ve tertemiz gonullerini Allah ve Peygamber sevgisiyle doldurmus.

'COCUK PEYGAMBERINI ANLARSA DININI DE ANLAR'

Uzmanlar cocugun din egitimine kendi hayatiyla kolaylikla butunlestirebilecegi Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve O'nun cocuklara gosterdigi sevgi ve alakanin anlatilmasiyla baslanmasinin dogru olacagi kanaatinde. Amsterdam Universitesi Ogretim Uyesi Prof. Dr. Fatih Okumus, Peygamber'i anlayan cocugun dini anlayacagini, O'nu taniyanin Kitap'i da, Allah'i da dogru taniyacagini soyluyor. Fatih Okumus bu dusunceden hareketle 12-14 yas cocuklarina Peygamber Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) hayati uzerinden Allah inancini anlatan bir kitap hazirlamis.

Okumus, cocuklarin dinî inanclari cevrede gordukleri dag, deniz gibi bir 'sabite' olarak algiladiklarini belirtiyor, her turlu din egitiminin ve yayinciligin bu durumu dikkate almasi gerektigini vurguluyor. Prof. Dr. Ibrahim Canan da din egitiminin cocugun gordugu, bildigi nesneler uzerinden Allah'i anlatmakla baslamasi gerektigini dusunuyor. Ona gore cocugun his dunyasina hitap eden ciceklerin, kuslarin guzellikleri nazara verilmeli ve 'ne kadar guzel yaratilmis, hic bunlar ustasiz olur mu?' gibi sorularla cocugun Yaratici tasavvuru gelistirilmeli.

Cocuk-Allah-Iman eksenli calismalariyla aile bilinclendirme seminerleri veren Psikiyatr Dr. Mustafa Ulusoy da cocugun kainat algilamasi ile Yaratici tasavvurunun birlikte gelistigini dusunuyor. Bu anlamda cocugun din egitimi ile cevreyi gozlemleme egitiminin birbirinden ayrilamayacagini soyleyen Ulusoy, "Kâinati cocugun icine yerlestirmeden Yaratici'nin yerlesmesi zor oldugu gibi, Yaratici'siz kâinatin cocugun icine yerlesmesi de sorunludur" diyor. Ulusoy'a gore cocuk Allah'i tanimak, O'nun varligini hissetmek icin kâinati kesfetmeli. Bunu da tum duyu organlarini kullanarak yapabilir. Fakat modern dunyanin cocuklari nesnelerle teget iliski kuruyor. Yani bir cilegi yerken sadece tat alma duyusunu kullaniyor. Oysa bes duyu organini kullanarak cilegi tanimaya calissa ya da anne-baba evladina tum duyularini kullanmayi ogretse cilegin ardindaki Yaraticiyi merak edip tanimak isteyecek.

COCUKLARIN DA INANMAYA IHTIYACI VAR

Hazreti Peygamber'in cocuga guzel bir isim verilmesi yonundeki tavsiyesini bir egitim metodu olarak goren hadis âlimleri cocugun din egitiminin daha ona isim verirken basladigi gorusundeler. Buna karsilik modern donemde anne-baba cocuga ilk dinî bilgileri vermek icin okuma yazmayi ogrenmesini dahi bekleyebiliyor. Oysa Marmara Universitesi Ilahiyat Fakultesi Ogretim Uyesi ve 'Din egitimi ve ogretimi' kitabinin yazari Prof. Dr. Halis Ayhan, dinî bilgilerin 3-4 yasindan itibaren verilebilecegini, bu yas cocuklarinin her seyi yaratan, duzene koyup idare eden Allah tasavvurunu rahatlikla anlayabilecegini ifade ediyor. Bu erken yaslarda cocuk hem kendisine anlatilan her seye inanmaya hazir, hem de buyuklerini taklit etmeye meyilli oluyor. Semerkant Cocuk Yayinlari Editoru ve 'Bil Bakalim Serisi' ve 'Hikayeli Elif Ba'nin yazari Sevde Sevan Usak cocuktaki 'sevileni taklit etme' psikolojisinin isletilmesi gerektigini savunuyor. Bu yas grubuna hitap eden Mavi Ucurtma Yayinlari'ndan cikan 'Bil bakalim serisi' de Allah'in varligini ve sefkatini kullari icin yarattigi nimetleri tanitmak suretiyle anlatmayi denemis.

Dr. Mustafa Ulusoy da 'Bir Allah var. Her seyi O yaratti' gibi bir ifadenin cocugun ruh dunyasina hitap etmeyecegini belirtiyor. Ulusoy 'Rabbimiz agaclari ne guzel yaratmis; demek ki O cok guzel', 'Icimize kediye sut verme istegi koyuyor; ne kadar sefkatli' gibi ifadelerde kâinat ile Allah inanci arasindaki baglantinin kurulmasi ve cocugun yaratici tasavvurunun gelistirilmesi gerektigini soyluyor. Nitekim Timas'tan cikan 'Dinimi Ogreniyorum Serisi'ndeki 'Allah'in guzel isimlerini biliyorum...' kitabinda Cigdem isimli cocuk kahramana anne-babasi tabiatta gordugu her ayrintiya hikmet gozuyle bakmasini, tum duyu organlarini kullanarak kâinati nasil okumasi gerektigini ogretirken yaratilmisla yaratan arasindaki baglantinin kurulmasi mantigi isleniyor. 'Cikolatadan Evler Olsa' adli bir dua kitabi da 3-7 yas grubundaki bir cocugun gunluk hayatinda yasayabilecegi olaylar uzerinden Allah'i anlatmaya calismis. Kitap ornegin yuvaya ilk gittigi gun yasayacagi seylerden korkan bir kiz cocugunun Allah'a siginisini ve yakarisini dillendirerek cocuklarda Allah sevgisini olusturma yolunu benimsemis.

Anafen Sevgi Cicegi Anaokulu Ogretmeni Gulcin Esensahan cocuklarin Allah'i dusunebilmek icin kendi hayatlarina dâhil etmeye calistiklarini ve sorularinin da bu cercevede oldugunu anlatiyor. En cok sorulan sorular ise "Allah yemek yiyor mu? Allah'in ailesi var mi? O'nu kim dunyaya getirdi?" Cocuklar icin guc unsurunun belirleyici oldugunu soyleyen Gulcin Hanim, bu sebeple olsa gerek cocuklarin guclu olduguna inandiklari her seyi Allah'a benzetebileceklerinden bahsediyor. Mustafa Ulusoy'a gore cocuklarin Allah'in maddi varligi hakkindaki sorularinda israrci olmasinin nedeni, ebeveynin yetersiz cevaplari. Cocuklar bir defa ikna edildiler mi bu konuyu sorgulamaya devam etmiyor. Fatih Okumus da cocuklarin bu konudaki ilk sorularinin cevapsiz birakilmasi veya yanlis cevap verilmesinin cocugu surekli sorgulamaya itecegini, bu sebeple anne babanin asgari olcude de olsa Islam din ve ilmihalini bilmesi gerektigini ifade ediyor.

AILE KITAP SECIMINDE NELERE DIKKAT ETMELI?

Cocuklarin Allah hakkindaki sorularini cevaplarken anne babanin bir numarali yardimcisi suphesiz dinî yayinlar. Turkiye'de Mustu, Gonca, Timas, Nesil ve Hayat Yayinlari basta olmak uzere onlarca yayinevi cocuklara din egitimi veren kitaplar hazirliyor. Bu kurumlarin yayin yelpazesi peygamber hikâyelerinden dua kitaplarina, ahlâkî degerleri on plana cikaran masallardan, yeryuzunde ve gokyuzunde yasayan canlilar ve yasam hikmetlerini anlatan kitaplara kadar yayiliyor. Modern dunyanin kusattigi, kafasi karisik cocuga Allah ve Peygamber sevgisini asilamak amaciyla hazirlanan bu yayinlarin en buyuk eksikligi bilincli tuketici. Anne babanin her kitabi her yas cocugu icin kullanmamasi gerektigi gibi, dinî icerik iddiasiyla cikmis her yayin da muspet sonuc vermiyor. Piyasada Peygamber Efendimiz'i (sallallâhu aleyhi ve sellem) sahabeleri ayrintili olarak resmeden yayinevlerinin dahi varligi dusunulunce anne babanin bilinc duzeyi daha bir onem kazaniyor.

Turkiye'de en fazla cocuk kitabi cikaran Mustu Yayinlari piyasadaki bazi kitaplarin ilahiyatci kontrolunden dahi gecmediginden sikâyetci. Bastigi her calismayi din, psikoloji ve bilim acisindan inceleten Mustu Yayinlari'nin Cocuk Yayinlari Editoru Yazar Osman Kaplan hedef kitleleri olan cocuklarin bu yaslarda 'reddetme' degil, 'sartsiz kabul etme' doneminde olduklarindan gerek icerikte, gerekse resimlemede hassas olunmasi gerektigini soyluyor.

Kaplan, anne babanin kitaplarin hitap ettigi yas araliklarina da dikkat etmesi gerektigini hatirlatiyor. Ilkokul 1-2'nci siniflar icin cikarilan kitaplarin 5-6 yasindaki cocuklara okunmasinin yarar degil, zarar getirecegini soyleyen Kaplan'a gore bazi cocuklar sirf bu yanlis kitap seciminden dolayi dinden soguyabiliyor. Timas'in Cocuk Yayinlari Editoru Sebnem Kanoglu kitap seciminde sadece itikadî incelemenin veya yas grubu seciminin degil ayni zamanda cocugun ilgisinin de belirleyici olmasi gerektigi kanaatinde. Cocuklarin cok koyu ve cok acik renkleri begenmedigini soyleyen Kanoglu, cizgi kahramanlarin cehrelerinde sevimlilik ve cocugun sevip butunlesebilecegi bir cana yakinlik olmasi gerektigini hatirlatiyor. 3-4 yas icin resim agirlikli kitaplarin tercih edilmesi gerektigini soyleyen Kanoglu, birbirine zarar veren kahramanlarin da cocugun hayal dunyasini olumsuz yonde etkileyebilecegini soyluyor. 'Ha ha hapsurunca uc havuc', 'Bil Bakalim Serisi'ndeki kitaplari resimleyen Hilal Simsek ise ebeveyne kitap alirken su tavsiyelerde bulunuyor: "Ana renkleri canli, hikâye kahramanlari yuvarlak ve sevimli hatlarla cizilmis, mesajin cocugun alisik oldugu nine, dede, anne, baba ve kardesler uzerinden verilmis oldugu kitaplari tercih edin."

Semerkant Yayinlari'ndan Sevde Sevan Usak kitabi kitapcida secmenin yetmedigi, anne babanin kitabi mutlaka cocukla birlikte okumasi ve hatta cocukla okumadan once bir defa kendi baslarina okuyup degerlendirmis olmasi gerekliligine dikkat cekiyor. Taha ve Ali Burak gibi cocuklarin en buyuk sansi ayni hikâyeyi bikmadan ve her defasinda ilk kez okuyormus heyecaniyla okuyacak bir buyugun her zaman bulunmus olmasi. Sansli cocuklardan biri de muhasebeci Rahime Kahraman'in (24) kardesi Aysegul. Kardesinin yetistirilmesinde ozel bir yeri olan Rahime Hanim, kardesinin alti yasindan bu yana hoslanabilecegi kitaplari birlikte okuduklari gunleri hatirliyor. Abla Rahime Kahraman'a gore Aysegul yasi kucuk olmasina ragmen yasadigi her olaya 'hikmetle' bakmayi ogrenmis. Rahime Kahraman gunumuz cocuklarinin ancak bu yayinlarla Allah'i sevip Peygamber Efendimiz'i (sallallâhu aleyhi ve sellem) tanimak isteyecegini belirtirken Aysegul'un de son donemlerde eksikligini hissettigi bir konuya deginiyor: "Cocuk yayinlari adina cok iyi seyler yapiliyor fakat ergenlik donemindeki cocuklara yol gosterecek kaynaklar henuz yok. Bu donemde cocuklarin kafasi cok karisiyor. Aysegul'e tesetturu, dini acidan kiz-erkek iliskilerini, ergenlik donemiyle birlikte sorumluluklarini tatli tatli anlatacak, kafasindaki sorulara cevap bulmasini saglayacak eserler yok."

Osman Kaplan eksikligin cift yonlu oldugunu belirterek kitabin Turk insaninin ihtiyac siralamasinda yirminci sirada yer aldigini soyluyor. Dolayisiyla oncelik siralamasi bu kadar arkada olan kitap ve diger dinî yayinlar aile butcesinden de fazlaca pay alamiyor, yayinevleri fiyatlari mumkun oldugunca asagi cekse de maliyetler belli bir seviyenin altina inemiyor. Rahime Kahraman ailelerin cocugunun gelecegini dusunup onceliklerini degistirmesi gerektigi kanaatinde. Ayrica cogu anne-babayi ilgilendiren bir ayrintiyi da ekliyor: "Cocuklara surekli kiyafet aliyoruz. Oysa kitaba yatirim yapmak daha dogru. Aldiginiz corap seneye kucuk gelecek ama kitaplar cocugun bir omrunu sekillendirecek."

Cok gecmeden hatta bu aksam caninizdan cok sevdiginiz cocugunuzu dizinize oturtup bir iki hikâye okumanin kime ne zarari olabilir ki? Unutmayin ki cocuk kucucuk bir dunya ve yasadigi buyuk dunyayi 'sahibiyle' tanimak istiyor... Anne-babaya ise bir yol haritasi vermek kaliyor. Sahi, cocuklar bizim her seyimiz degil mi?

HAZRETI LOKMAN'IN COCUGUNA OGUTLERI

Evladim! Sakin Allah'a es, ortak uydurma! Cunku sirk pek buyuk bir zulumdur. Evladim! Yapilan is, bir hardal tanesi kadar kucuk olsa, bir kayanin icinde sakli da olsa, yahut goklerin veya yerin herhangi bir noktasinda bile bulunsa, mutlaka Allah onu meydana cikarir. Allah oyle latîf, oyle habîrdir! Evladim, namazi hakkiyla ifa et, iyiligi yay, kotulugu de onlemeye calis, ve basina gelen sikintilara sabret. Cunku bunlar azim ve kararlilik gerektiren islerdendir. Kibirli davranarak insanlara yuzunu donme, yerde calimli calimli yurume! Cunku Allah kibirle kasilan, kendini begenmis, ovunup duran kimseleri asla sevmez. Yururken olculu, mûtedil yuru! Konusurken sesini ayarla, bagirarak konusma! Unutma ki seslerin en cirkini, avazi ciktiginca bagiran eseklerin sesidir. (Lokman Sûresi, 31:13-19. Ayetlerden)

COCUGUNUZU NASIL DINDEN SOGUTURSUNUZ?

Zorla dua ezberletin, ezberlemediginde cezalandirin. Yaramazlik yaptigi zaman Allah'in onu cehennemde yakacagini soyleyerek korkutun. Din adamlarini, dindar akrabalarinizi, komsularinizi cekistirin, hatalarini sayarak gozden dusurun.

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=24874


0 Comments | Post Comment

Sevgi Temeli ?zerine ?n?a Edilen Disiplin - 11:21, Sunday 27 April 2008

Günlük ya?am içinde ailelerin s?kl?kla kar??la?t?klar? zorluklar?n?n ba??nda "disiplin" gelmektedir. Anne-babalar çocuklar?n? e?itirken neleri yap?p neleri yapmamalar? konusunda s?k s?k belirsizlik ya?arlar.

Disiplin, ki?ilerin içinde ya?ad?klar? toplulu?un genel dü?ünce ve davran??lar?na uymalar?n? sa?lamak amac?yla al?nan önlemlerin tümü olarak tan?mlanabilir. E?itimde ilgi ve disiplin önemli unsurlard?r. Her e?itim sistemi, bu iki kavram? içine almaktad?r. Disiplin ilgisizlik de?ildir, ilgi de disiplinsizlik de?ildir, fark?na var?lmas? gereken ayr?m da budur.

Disiplin; çocu?a hayat?n kurallar?n? ö?retmektir, onun ki?ili?ini ezmek de?ildir. Disiplin; çocu?u sa?l?kl? ve dengeli bir ?ekilde yeti?kinli?e haz?rlamakt?r. Disiplin; çocu?un do?ru ile yanl???, iyi ile kötüyü ay?rma, kendini kontrol edebilme, insan ili?kilerinde s?n?r koyabilme, iyi ve yard?msever olabilmek gibi temel duygular?m?z? güçlendirmektir. Disiplin çocu?a istenilen davran?? ve al??kanl?klar? ö?retmek, kendi kendini denetleme ya da iç denetim olan ahlak geli?imini sa?lamakt?r.

Disiplin bir anlamda çocu?un sahip oldu?u sorumluklar?yla ya?ant?s?ndaki hareketlerinin, do?al ve sosyal sonuçlar?n? kabul etmesidir.

Disiplin teorik olarak k?zg?nl?k ya da sertlik içermez. Disiplin; kararl?l?k, düzen ve belirlenmi? kurallara i?aret eder. Anne-babalar çocuk büyütürken hata yaparlar, pek çok ?eyi deneme-yan?lma yoluyla bulurlar ya da bazen surun çözme becerilerini kullanamaz olurlar. Aile içinde olu?turulmu? ko?ulsuz sevgi, güven ve aç?k ileti?im sayesinde her zaman, her durum yeniden yap?land?r?labilir.

Disiplinin 3 temel amac? vard?r:

1- Sevgi ve güven ili?kisini geli?tirmek,

2- Benlik de?erinin temelini atmak,

3- Ba?kalar?n? anlayarak ve onlar?n ki?iliklerine sayg? göstererek model görevini gerçekle?tirmek olarak s?n?rlanabilir.

Geleneksel e?itim anlay???nda disiplinden anla??lan; ceza, ilgiden anla??lan ??martmayken; ça?da? e?itim anlay???nda disiplin; sorumluluk kazand?rma, ilgi ise takdir etme, destek verme, rehber olma anlam?ndad?r. Ça?da? e?itim anlay???nda disiplin ile ilgi aras?nda bir uçurum de?il, bir bütünlük vard?r. Çocuk, belli davran??lar?na hâkim olmay?, ceza ile de?il sevgi, ilgi ve ho?görü ile disiplinli bir ?ekilde ö?renir. Ceza, bir davran??? ö?retmeye ya da olumsuz bir davran??? terke de?il, sadece bir süreli?ine bast?rma ya yarar. Bu ise, bizim istedi?imiz bir e?itimi kar??lamaz. Bu nedenle cezaya dayal? bir e?itimin disiplin olarak anla??lmas? ve adland?r?lmas? kan?m?zca yanl??t?r. Çocuklar ilgi ve ihtiyaçlar? gözetilerek, yerinde ve zaman?nda yap?lan do?ru yönlendirilmelerle ya?ama haz?rlanmal?d?r. Ça?da? disiplin anlay??? olarak da adland?r?lan bu yeni disiplin anlay???n?n as?l amac?, küçük ya?lardan ba?layarak çocuklarda öz denetim mekanizmas?n? geli?tirmektir. Bu ?ekilde çocuk, demokratik ya?ama bilincini, yarat?c?l???, sorumlulu?u, faydac?l???, ho?görüyü, bireysel özellik olarak kazanacak ve hayat boyu bu özelliklere uygun davran?mlar geli?tirecektir. Böylece çocuk; sorumluluklar?n?n bilincinde, kendi kararlar?n? kendi alabilen, (toplumsal bir) "birey" olacakt?r.

Dayak veya zor kullanarak davran??? yönlendirmeyi amaçlayan anne baba;

1. Çocu?un kendilerine kar?? korku, öfke ve k?zg?nl?k içinde olmas?na sebep olur.

2. Çocu?a sald?rgan olmay? ve sorunlar?n? ?iddet yoluyla çözmeyi ö?retir.

3. Zay?f vicdan ve ahlak geli?imine yol açar.

Öneriler:

1. Ba??r?p ça??rmak, azarlamak çocukta ku?ku, utanç ve suçluluk duygular?na yol açar. Bunun yerine davran??? yönlendirmede alternatif yöntemler geli?tirin.

2. Çocu?unuza ne yapmas? gerekti?ini söyleyip durmak yerine, onu kararlara dahil etme yöntemleri bulun. Böylece bireysel güç ve ba??ms?zl?k duygusu kazan?r. "?imdi ne yapsak iyi olur?" söylemek yerine gösterin.

3. Bir ?ey rica ederken sayg?l? olun. Çocu?unuz bir ?eylerle u?ra??rken araya girip, "hemen ?imdi" bir ?ey yapmas?n? istemeyin. "Bunu be? veya on dakika içinde yapmak nas?l olur?" diye sorun. Küçük çocu?unuzun sizin söylediklerinin tamam?n? anlayaca??n? dü?ünmüyor olabilirsiniz. Emirler yerine seçenekler sunarak asl?nda siz kendinize "sayg?l? davranmay?" ö?retiyorsunuz. Bir di?er olas?l?k ona bir tak?m uyar?lar yapmakt?r. "Bir dakika içinde ç?k?yoruz. Oyun salonunda yapmak istedi?in son bir ?ey var m??"

4. Yan?n?zda bir kronometre ta??y?n. Çocu?unuzun onu bir yada iki dakikaya kurmas?na ve cebine koymas?na izin verin. Böylece zaman doldu?unda gitmeye haz?r olacakt?r.

5. Onun yard?m?na ihtiyaç duyulan tercihler yapt?r?n. "Yirmiye kadar sayd???mda gitme vakti olacak. Çantam? arabaya kadar ta??mak m?, yoksa anahtarlar? ta??y?p arabay? çal??t?rmama yard?m etmek mi istersin?" "Eve vard???m?zda yapmam?z gereken ilk ?ey nedir, ald?klar?m?z? yerle?tirmek veya bir hikâye okumak?"

6. Henüz konu?maya ba?lamam?? çocuklar net bir ?ekilde yol gösterilmeye ve yönlendirmeye ihtiyaç duyabilirler. Yani "susun ve hareket edin". Çocu?unuzun elinden yava?ça tutun ve gitmek istedi?i yere gitmesine yönlendirin. Ne yapmas? ve yapmamas? gerekti?ini ona gösterin.

7. Mizah duygunuzu kullan?n. "Annesini dinlemeyen çocuklara g?d?klama canavar? geliyor."

8. Henüz yapmay? beceremedi?i ?eyler hakk?nda dü? k?r?kl???na u?ray?p a?lad???nda veya öfke nöbetine tutuldu?unda kendinizi onun yerine koyun. Bu hemen onu kurtarmak anlam?na gelmiyor, onu anlamak anlam?na geliyor. Ona sevgiyle sar?l?n ve "?u anda çok üzgünsün. Biliyorum devam etmek istiyorsun ama art?k b?rakma zaman?." Sonra çocu?unuzu al?n ve ba?ka bir aktiviteye geçin.

9. Her gün olan olaylar için rutinler olu?turun; sabah, yatak zaman?, yemek, al??veri?. Sonra çocu?unuza sorun; "Günlük rutinimize göre ne yapmam?z gerekiyor." Daha büyük çocuklar size cevap verecektir; "?imdi yatak/yemek/al??veri? zaman?."

10. Geli?im düzeyi anlamaya haz?r olana kadar, çocu?unuza bir tak?m ?eyleri tekrar tekrar ö?retmeniz gerekebilir. Sab?rl? olun. Kelimeleri mümkün oldu?unca az, hareketleri bol kullan?n. Çocuklar?n?z?n davran??lar?n? ki?isel alg?lamay?n, onun size k?zg?n, kötü veya küstah oldu?unu dü?ünmeyin. Durun, suçlamak ve utand?rmak haricinde ne yap?lmas? gerekiyorsa onu yap?n.

11. Unutmay?n ki; bir sava? meydan? m? yoksa çocu?unuzun uygun s?n?rlar içinde ke?fedece?i ve deneyimleyece?i bir ortam m? yarataca??n?z sizin davran??lar?n?za ba?l?d?r.

12. Onu kontrol etmeye çal??mak yerine yapabilecekleri konusunda yol göstererek, onu uygun olmayan davran??lardan uzakla?t?r?n.

13. Koydu?unuz kurallarda anne baba olarak kararl? ve tutarl? olun davran?n.

14. Davran??lar?n?n yaramazl???n?n sonuçlar?na katlanmas?n? sa?lay?n. Duvar? kalemle boyam??sa b?rak?n kendi temizlesin.

Çocu?unuzun "hay?r" kelimesini gerçekte sizin dü?ündü?ünüz ?ekilde anlamad???n? anlarsan?z, dikkatini çekme, yol gösterme ve di?er sayg?l? ve sevecen metotlar size daha anlaml? gelmeye ba?layacakt?r.

Disiplin davran??? yönlendirme oldu?una göre, istenen davran??? yapmas? yönünde çocu?a ceza yerine di?er seçenekler sunulmal?d?r. Davran??? yönlendirirken yap?lan ilk hata yanl?? davran??? görmezden gelme, ikinci hata ise ilk çare olarak cezaya ba?vurmakt?r.

* Cezaland?rma yerine kabul edilemez davran?? yerine kabul edilebilen bir davran?? koymak,

* Yard?mc? olabilece?i bir yol göstermek,

* Davran??? ?iddetli k?nand???n? belirtmek,

* Seçme ?ans? tan?mak,

* Hatas?n? nas?l telafi edebilece?ini göstermek daha çok sorumluk sahibi olmaya özendirecektir.

Çocuklar anne babalar?n?n davran??lar?n? model al?rlar. Her türlü olumlu olumsuz duygular? da. Ö?üt vermek yerine davran??lar?m?zla model olmak, sözden daha çok eylem etkili oldu?u için daha çabuk ö?renmesini sa?lar. Çocuk duydu?unu de?il, gördü?ünü uygular.

Sevilen ve ki?ili?ine sayg? duyulan çocuk ba?kalar?n? sever ve onlara sayg? duyar. Bu nedenle disiplini sevgi temeli üzerine in?a edin.



0 Comments | Post Comment

bebek - 10:11, Friday 2 November 2007


0 Comments | Post Comment

?OCU?UNUZA KIZGINLIK VE ?FKE DUYDU?UNUZ ZAMAN - 12:14, Tuesday 31 July 2007

1) K?zg?nl?k kendinizden (özel ya?ant?n?zdan, kendi sorununuzdan) kaynaklan?yorsa, önceden tedbir al?p durumu aç?klay?n.
("Bugün çok sinirliyim, beni rahats?z etmeyin")
("Bugün çok yorgunum, gürültüye tahammül edemeyece?im")
2) Duygu ve dü?üncelerinizi sen dili yerine ben dili ile aç?klay?n.
"Kavga etmeyin. Uslu durun" yerine,
"Kavga etti?iniz zaman hem ba??m a?r?yor, hem de üzülüyorum.>:
3) Suçlayaca??n?za, davran??? tan?mlay?n:
"Gen zekâl?", "Tembel" yerine,
"Yeme?ini (dersini) vaktinde bitirmedi?in zaman..."
4) Kar?? tarafa yüklenece?inize, davran???n veya durumun kendi üzerinizdeki etkisini aç?klay?n:
"S?n?fta kalacaks?n", "Hasta olacaks?n", "Büyümeyeceksin" yerine, ".... yapt???n zaman çok vakit kaybediyorum, çok ta yoruluyorum."
5) Tehdit edece?inize, duygular?n?z? aç?klay?n: "Bu evden gidece?im", "B?kt?m art?k", "Seni gebertece?im" yerine,
"Çok sinirleniyorum", "Çok içerliyorum", "K?z?yorum", "K?r?l?yorum" gibi.

0 Comments | Post Comment

?ocuk Ya?ad???n? ??renir - 11:14, Tuesday 15 May 2007

E?er Bir çocuk sürekli ele?tirilmi? ise
K?nama ve ay?planmay? ö?renir.
E?er Bir çocuk alay edilip a?a??lanm?? ise s?k?l?p utanmay? ö?renir.
E?er Bir çocuk kin ortam?n da büyümü? ise
Kavga etmeyi ö?renir.
E?er Bir çocuk devaml? utanç duygusuyla e?itilmi? ise
Kendini suçlamay? ö?renir.
E?er Bir çocuk ho?görü ile yeti?tirilmi?se
Sab?rl? olmay? ö?renir.
E?er Bir çocuk desteklenip yüreklendirilmi? ise
Kendine güven duymay? ö?renir.
E?er Bir çocuk övülmü? ve be?enilmi? ise
Taktir etmeyi ö?renir.
E?er Bir çocuk hakk?na sayg? gösterilerek büyütülmü? ise
Adil olmay? ö?renir.
E?er Bir çocuk güven ortam? içinde yeti?mi? ise
?nançl? olmay? ö?renir.
E?er Bir çocuk kabul ve onay görmü? ise
Kendini sevmeyi ö?renir.
E?er Bir çocuk ailesi içinde destek ve arkada?l?k görmü? ise
Dünyada mutlu olmay? ö?renir

K?saca biz neysek çocuk o olur.

1 Comments | Post Comment

Anne sutu - 12:43, Wednesday 2 May 2007

Annenin çocu?a iki y?l süt vermesi Allah’?n kitab? Kur’an-? Kerim'de söz konusu edilen bir meseledir.

 

“Anneler, çocuklar?n? emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, tam iki sene emzirirler.”

 

“Çocu?un sütten kesilmesi iki y?l içinde olur.”

 

Evet, çocu?un r?zk? annenin gö?sündedir. Anne ?ahsi sebepler yüzünden, kendi ham hayallerince veya baz? bedensel ?eylere riayet ederek çocu?unu Allah vergisi r?zk?ndan mahrum b?rakma, onu süt tozuyla besleme, süt tozu, hayvan sütü veya benzeri ?eylerle besleme hakk?na sahip de?ildir.

 

Bilmek gerekir ki, annenin memelerinin süt salg?lamas? için en iyi etken çocu?un emmesidir. Memelerin süt salg?lamas? için çocu?un emmesinden daha iyi bir ilaç yoktur.

 

Çocu?un emmesiyle birlikte süt salg?lamas? yava? yava? düzene girmekte ve annenin genel durumu iyile?meye yüz tutmaktad?r.

 

Kad?n?n memesinden salg?lanan sütün yüzde bir bölü alt? gram? Albuminuid maddeleri, yüzde dördü ya?l? maddeleri, yüzde üç bölü sekizi ise ?eker, bir miktar tuz ve vitaminler içermektedir. Bu bile?im dünyada hiçbir maddede bulunmamaktad?r. Sadece annenin gö?sü bu yeni misafiri beslemek için böylesine bir besini yapma gücüne sahiptir.

 

Hayvanlar?n süt terkibi bu bile?imden az farkl? bir yap?ya sahiptir. Geli?imleri h?zl? olan buza?? gibi hayvanlardaki sütün Albuminuid miktar? daha fazla ve tam tersinedir. Süt vermenin çe?itli aylar?nda kad?n?n süt bile?imleri sürekli de?i?im halindedir. ?eker ve ya?? günden güne azalmaktad?r ama Albuminuid maddeleri gittikçe artmaktad?r.

 

Çocu?un süt emmesi, hem onu doyurmakta, hem hayat?n?n devam?n? sa?lamakta, hem süt salg?lamas?n? art?rmakta ve memelerdeki salg? bezlerini harekete geçirmektedir.

 

Do?umun ilk on be? gününde, günde yedi defa süt verilmelidir, sabah?n alt?s?ndan ba?lamal? üç saat arayla gece on ikiye kadar devam etmelidir. Çocuk ya?am?n?n ilk on be? gününde gece on ikiden sabah alt?ya kadar dinlenmelidir. On be? günden sonra ise süt verme say?s? alt? defaya dü?ürülmelidir. Yani ak?am saat dokuzdan sonra çocuk sütten kesilmeli ve uykuya yat?r?lmal?d?r. Böylece hem anne istirahat ettirilmeli ve hem de çocu?un sindirim organlar?n?n sonraki haz?m için haz?r olmas? sa?lanmal?d?r.

 

Anne çocu?una her süt veri?inde çocu?unu iyice doyurmaya dikkat etmelidir. Bu i? az bir sab?rla yap?labilecek bir i?tir. Çocuk süte doydu?u zaman da sa? taraf?na yat?r?lmal? ve anne günlük i?lerinin ard? s?ra gitmelidir.

 

Çocuk süt emdikten sonra rahatça uyuyacak sab?rs?zl?k göstermeyecektir. Özellikle buna riayet edildi?i takdirde çocu?un a??rl??? yirmi be? ila otuz gram artacak özellikle denendi?i gibi yirmi be? ila otuz gram a??rl??? artan bir çocuk sa?lam bir çocuktur. Böyle bir çocu?a sahip oldu?undan dolay? sevinmek gerekir.”

 

Allah Resulü (s.a.a) birçok i?i olmas?na ra?men çocuklar?n süt durumuna çok özel bir ilgi gösteriyordu. Fat?mat’üz Zehra’n?n (a.s) evine geliyor, Hüseyin’in (a.s) a?z?na ba?parma??n? koyarak parma??n? emmesiyle i?tah?n? deniyordu; e?er i?tah? do?ruysa annesine süt vermesini söylüyor, e?er i?tah? yalansa sadece a?lamak ve rahats?zl?k göstermekle çocu?u susturmak için ona süt vermesini sa?l?yordu. Zira süt üstüne süt vermek, sindirim organlar?n?n rahats?zl???na sebep olmaktad?r. Çocu?un sindirim organlar? tembelle?mekte, sonunda da çocu?un bütün bedenini olumsuz etkilemektedir. Onu tembel ve zay?f bir hale getirmektedir.

 

Allah Resulü (s.a.a) ?öyle buyurmu?tur: “Çocuk için anne sütünden daha hay?rl? bir süt yoktur.”

 

Bu cümle as?rlar önce yüce ?slam peygamberinin söyledi?i bir sözdür. Büyük bilginlerin daha yeni anlad??? bir gerçektir. Çocuklar?n? kre?lere b?rakan ve yapay sütlerle besleyen bat?daki büyük bilginlerin ara?t?rmalar?nda ?öyle yer alm??t?r: “Çocuk için anne sütünden daha faydal? bir besin yoktur.”

 

E?er az görüldü?ü gibi annenin sütü yoksa bir çok rivayetlerde de önemle vurguland??? gibi büyük bir dikkatle çocuk için bir süt annesi bulunmal?d?r. Zira sütün çocu?un beden, can ve fikirlerinde fevkalade etkisi vard?r.

 

Rivayetlerde yer ald??? üzere kötü, ruhu bozuk, ahmak, gözleri iyi görmeyen, Yahudi, H?ristiyan, Mecusi, ?arap içen bir sütanne seçmekten sak?n?lmal?d?r. Zira bu özellikler süt vas?tas?yla çocu?a intikal etmektedir.”

 

Süt verme meselesindeki en öneli nükte, insan? ?a??rtan sevap meselesidir. Allah Resulü (s.a.a), kendisine, “Erkekler bütün hay?rlar? almakta, zavall? kad?nlara ne yaps?n? ” diye söyleyen Ümmü Seleme'ye cevap olarak ?öyle buyurmu?tur: “Hamilelik günlerinin sevab? oruç tutmak, geceleri ibadet etmek, Allah yolunda mal ve can?yla cihat etmek sevab?na denktir. Do?urman?n ilahi nasibi ise hiç kimsenin bilemeyece?i kadar büyüktür. Ama süt vermeye gelince… çocuk annesinin memesinden emdi?i her defas?nda kad?n?n amel defterine Hz. ?smail’in evlatlar?ndan bir köleyi azat etmenin sevab? yaz?lmaktad?r. Çocuk süt emmesini bitirince de yüce bir melek kad?n?n yan taraf?na dokunmakta ve ?öyle demektedir: Ameline yeniden ba?la ki sen ba???lanm??s?n.”

 

Kad?nlar süt verme olay?nda ?mam Sad?k’?n (a.s) teveccüh ettikleri ?u nükteye inayet buyurmal?d?rlar. ?mam Sad?k (a.s) Ümmü ?shak ad?ndaki bir kad?na ?öyle buyurmu?tur: “Çocu?a bir memenden süt verme, her iki memenden de süt ver ki birisi yiyecek ve di?eri ise içecek olsun.”

 

 


2 Comments | Post Comment

?ocuklarin Egitimi Konusunda Kullanilabilir Metotlar - 12:35, Wednesday 2 May 2007

 

 

 

 

1- Çocuklarýnýzla Ayný Dili Konuþun Ve Onlara Zaman Ayýrýn

Çocuklarýn Eðitimi Konusunda Kullanýlabilir Metotlar

Hepimiz varlýðýmýzýn devamýný çocuklarýmýzda ararýz. Onlar bu dünyada çektiðimiz bütün zahmet ve zorluklarýn ve hayat aðacýnýn tatlý meyveleridirler. Düþüncelerimizi, davranýþlarýmýzý, üzerlerinde uyguladýðýmýz doðru ya da yanlýþ eðitim metotlarýný yansýtan birer aynadýrlar bizlere. Çocuklarýmýzý, bizlerin yaþadýðý zamana göre yetiþtirmememiz gerektiðini asla unutmamalýyýz. Çocuklarýmýzýn dilini öðrenmeliyiz. Zira bizim kiþiliðimiz geçmiþin semeresi, onlar ise geleceðe aittirler.

a) Çocuklarla Saðlýklý Ýliþki Kurmanýn Esaslarý

1- Çocuklarýnýzý olduklarý gibi kabullenin ve baþkalarýyla kýyaslamaktan sakýnýn.

2- Ýlginizi tatlý cümlelerle ve sessiz þefkatli ifadelerle gösterin.

3- Onlarla çocuk diliyle konuþun ve oyun vasýtasýyla onlarla iliþki kurun.

4- Saygý ve teþvikle onlarda psikolojik güven ve olumlu kiþilik yaratýn.

5- Onlarla dertleþerek ve çocukluk hatýralarýnýzý anlatarak, aranýzdaki ruhî mesafeyi azaltýn.

6- Kiþiliðiniz onlara örnek olsun ve amelinizle manevi geliþimlerini güçlendirin.

7- Yanlýþlarýný, büyüklüðünüzle, yüzüne vurmadan ve karþý gelmelerine mahal vermeden düzeltin.

8- Ona emretmeyin. Özellikle baþkalarýnýn yanýnda saygýyla seslenin.

9- Aþýrý beklenti içine girmeyecek ve en küçük iþte sizden hediye beklemeyecek þekilde, çeþitli bahanelerle küçük ve uygun hediyeler alýn.

10- Dostça sohbet ortamý bulabilmek ve iç meselelerini size samimi bir dost gibi açabilmesi için çocuklarýnýzla aranýzdaki yaþ farkýný zihnen en asgari düzeye indirin. Bu amaçla altýn sayý metodunu kullanýn. (Altýn sayý, kendi yaþýnýzdan çýkarýp çocuðunuzun yaþýna ekleyeceðiniz sayýdýr ve bu da 2 dir.)

b) Çocuk Yetiþtirmenin Yöntemleri

Çocuklarýmýz gördüklerini öðrenirler; duyduklarýný deðil. Demek ki nasihat ve despotça emrivakilerle yetiþtirme yerine, kendimiz onlara örnek olmalýyýz. Çocuðu eðitmenin en iyi ve en etkin metodu ayrýca ilk merhalesi, kendimizden baþlamaktýr.

1- Güçlü bir kiþiliðe sahip olmasý için çocuðu zorluk ve sýkýntýya alýþtýrýn.

2- Zor anlarýnda yanýnda olun fakat kendinize baðýmlý yapmayýn.

3- Onu eleþtirirken kiþiliðini zedelemeyin; yanlýþýný söyleyin.

4- Beklentilerinizi dakik bir þekilde ve onun anlayabileceði þekilde açýklayýn.

5- Ailedeki önemini anlatýn ki kiþiliðini geliþtirip güçlendirsin.

6- Çocuklarýnýzýn arkadaþlarý konusunda çok hassasiyet gösterin ve tanýyýn onlarý. Zira yaþýtlarý arasýnda kabullenme ve onlara benzeme eðilimi, çocuk eðitiminin asli etkenlerindendir.

7- Her çocuðun kiþiliðine dikkatle cezalandýrýlma þekli deðiþik ve kendine hastýr.

8- Çocuðu el bebek gül bebek yetiþtirmekten kaçýnýn. Zira böyle olursa beklentisi bol, zayýf, hadiseler karþýsýnda kýrýlgan bir kiþiliðe sahip olur.

9- Aile içinde çocuða görev tayin ederek sorumluluk duygusu ve kendine güven duymasýný saðlamak.

10- Kýsýtlamalarý tanýmak ve çocuðun yeteneðini keþfederek geliþim ortamýný hazýrlamak ve yaratýcýlýðýný ortaya çýkarmak.

 

Mutlu çocuk YETÝÞTÝRÝN
MUTLU çocuk yetiþtirmenin yolu hayatý boyunca ruhunu besleyeceði pozitif bakýþý açýsýný ona öðretmekle mümkün. Pozitif bakýþ açýsýný yakalayan çocuklarýn kendinden emin, optimist ve baþarýlý olduklarýnýn kanýtlandýðýný ifade eden uzmanlar ebeveynlere þunlarý tavsiye ediyor:

Derslere, kurslara ara verip çocuðunuzla bire bir vakit geçirin. Onunla beraber yerde oturup yap boz yapýn, mutfakta beraber omlet yapýn, parkta beraber kaydýraktan kayýn.

Deðer yargýlarýný geliþtirin. Ona sorumluluklarý olan deðerli bir vatandaþ olduðunu aþýlayýn. Etrafýndaki insanlarýn hayatýnda fark yaratacak kapasitede olduðunu gösterin. Mesela kullanmadýðý oyuncaklarý beraber biriktirip, bir derneðe baðýþlayýn.

Çocuðunuzu iyi bir iþ yaptýðýnda tebrik edin, ona hangi konularda baþarýlý olduðunu açýkça anlatýn.

Çocuðunuzun iyi yemek yemesine özen gösterin. Yemek aralarýnda yoðurt, meyve ve bol su verin.

 

Yap?lan baz? önemli testler gösteriyor ki, yaln?z yap?lan çal??malar e?er yard?mla?arak yap?ld??? taktirde çok daha verimli olabilir. Bu verimi aile bireylerine somutla?t?rmak için birkaç program organize edebilirsiniz:

1- Çocuklar?n?zdan ayakkab? ba?lar?n? tek elle ba?lamalar?n? isteyip bekleyiniz. Kendileri için de zor olaca??n? veya yapamayacaklar?n? göreceklerdir. Daha sonra ailenin di?er bireylerinden çocuklara yard?m etmelerini isteyiniz. Yard?mla?arak yap?lan bir i?in çok daha rahat olaca??n? anlay?p göreceklerdir. Dolay?s?yla grupsal yapt?klar? çal??malar?nda, bireysel yap?lan çal??malar?ndan çok daha ba?ar?l? olacaklar?n? göreceklerdir.

2- a. Çocuklara k?rmalar? için birer ince tahta parças? verip bekleyin. Bu ince tahta parçalar?n? rahatça k?rmalar? mümkündür. Ama birde, her birine dörtlü veya be?li tahta parçalar? verip bekleyiniz. Büyük bir ihtimalle k?ramayacaklard?r. Bu misalle aile bireylerine, bir arada olmalar?ndan güç ve kuvvetin do?aca??n? göstermi? olacaks?n?z.

b. Aile bireylerinin yapabilecekleri yard?mlar?n bir listesini haz?rlay?n?z.

c. Çocuklardan bir poster bulmalar?n? veya tabaklara yemek koymalar?n? isteyiniz.

d. Aile bireylerinden kendi yeteneklerini sergilemeleri için bir program düzenleyiniz.

e. Aile bireylerinin görü? ve dü?üncelerini al?p analiz etmek için onlara sorular veya önerilerde bulanabilir; bu metotla da onlar?, kendileri bu sorunlar? halletmek zorundaym?? hissini vererek yard?mla?maya ve çözüm üretmeye yönlendirmi? olacaks?n?z.

Dur, Dü?ün ve Seç

E?er aile bireyleri bir anl?k heyecana kap?l?p olumsuz tepki göstereceklerine, kendi derin içsel de?erlerini dikkate alarak davransalar, ailede ki yap? de?i?ecek ve daha da iyiye do?ru gidecektir. Mesut bir insan o kimsedir ki, ümitsizli?e kap?ld??? bir anda, içsel e?ilimlerini de?erlendirmek ve analiz etmek için duran, kaba davran??lardan uzakla?an, her zaman için sab?rl? ve kendine hâkim olabilecek k?vama gelen kimsedir. Bu durum onu problemler kar??s?nda güçlendirecek ve problemlerin göründü?ü kadar büyük olmad??? kanaatine vard?racakt?r. Dolay?s?yla karamsarl?ktan, zorbal?ktan, tahakkümden, haks?zl?ktan ve dengesizlikten de uzakla?acakt?r. Dur dü?mesi, aile bireylerine, kavga ve karga?al?kta ilk ad?m olmaktan sak?nd?rmay? ve aile için en önemli ?eyin ne oldu?unu dü?ünme f?rsat?n? verecektir. Bunun somut bir örne?ini de aile ba?lar? güçlü, mutlu insanlarda görebiliriz.

?çsel ya?anan karga?al?klar aile için d?? bask? ve zararlardan çok daha y?k?c?d?r. Evde y?k?c? olmak, birileriyle yar??mak, haks?zl?k yapmak en küçük ?eyler de bencillik yapmak ancak ayr?l?klara sebep olmakta ve sizleri evlili?in verdi?i o mutlu ya?amdan mahrum etmektedir.

Çocuklar?n?z? olduklar? gibi kabul edip onlara gereken sevgi ve de?eri verdi?iniz takdirde, onlar? iyiye yönlendirmi? olursunuz. Aksi halde kendilerini kullan?lm?? ve itilmi? hissedeceklerdir. Sevginizle onlar? özgür b?rakm??, kendilerini korumak için harcad?klar? enerjilerini, dü?ünmeye harcay?p kendilerinde var olan rü?tü filizlendireceklerdir.

Goethe ?öyle diyor: "Bir insan? oldu?u gibi kabul edin ve ona göre davran?n; zira o oldu?u gibi kalacakt?r. Bir insana da olabilece?i gibi davran?n ki o, o an? yakalayabilsin."

Küçükte olsa ?efkat göstermek, ba?l?l?kla birlikte sevgiye giden en uzun yollar? k?salmaktad?r. Çocu?un ihtiyaç duydu?u ?ey günde bir iki defa da olsa ba??n?n ok?anmas?d?r. Elbette bu yaln?z ba? ok?amakla de?il söz veya davran??la da hissettirilebilir. ?efkatin önemli a?amalar?ndan biri, te?vik ve temcit-övgü ve çok çabuk ö?renilmesi gereken di?er a?ama, onlara kar?? yap?lan hatalarda özür dilemek ve di?eri de ba???lama duygusunu yerle?tirmek ve güçlendirmektir.

Ba???lamayaca??n?z ana kadar kurbanl?ks?n?z! Ba???lamakla ilk olarak kalbinizi ar?nd?rm?? ve ba?kalar?n?n da de?i?im sürecinin önündeki engelleri kald?rm?? olacaks?n?z. Güçlü bir ruhiye-yi terbiye etmek, dolay?s?yla çabuk kavramay?, ihtiyaçlar?n anla??lmas?n?, taraflar?n isteklerini ve endi?elerini "ben"den ba?layan ve "biz"e do?ru olan yolculu?u kolay, h?zl? ve verimli olmas?n? sa?layacaks?n?z. Ba?kalar?na yard?m etmek olumlu duygular?, birlikteli?i ve yard?mla?ma duygusunu güçlendirir. Genellikle bizler kendimiz için isteklerimizi esas alarak hükmederken ba?kalar? için de tav?rlar?n? esas alarak hükmederiz!


2 Comments | Post Comment

?ocuk E?itimi ve ?ocu?un Ruhsal Y?n? - 08:29, Friday 27 April 2007

Çocuk e?itimi 
Her çocuk ayr? bir dünyad?r. Çocuk yeti?tirmek ise  en kutsal, en büyük, en zor ve hayat boyu devam ettirilmesi gereken en önemli sanatt?r. Gelecek aç?s?ndan dü?ünüldü?ünde bu konunun önemi her geçen gün çok daha iyi anla??lmaktad?r. Daha do?acak çocuk anne karn?nda iken anne babalar?n kafas?nda bir çok soru i?areti olu?ur. K?z m? erkek mi olacak ? Sa?l?kl? do?up büyüyecek mi ? Ailemizde ve günlük hayat?m?zda  nas?l bir de?i?iklik olacak ? ?leride nas?l bir insan olacak ? okul ba?ar?s? iyi olacakm? ? Nas?l bir meslek sahibi olacak ? Hayatta ba?ar?l? olacak m? ? ve buna benzer yüzlerce soru ile çocu?u beklemeye koyulurlar . 

Bütün bu sorular?n ve baz? bilinmeyenlerin yan?s?ra çocuklar?n psikososyal geli?imini ve  ki?ilik geli?imini do?ru yönlendirmek  anne babalar?n en önemli görevlerinden biridir. Bu görevin tam ve eksiksiz olarak yap?lmas? ise her aç?dan  çok önemli ve bir çok yönden zordur. Her ne kadar do?u?tan ve genetik olarak al?nan özellikler olmas?na kar??n, her çocu?un ayr? bir fiziksel yap?s?,  ki?ilik özelli?i, davran?? paterni, psikososyal özellikleri, anlay???, duygusal yap?s?, zeka kapasitesi ve ruhsal geli?imi  bulunmaktad?r. Bütün bu özellikler, aile ortam? ve devaml? de?i?en çevre ?artlar? ile etkile?ince ortaya bir çok yönü  ile anne babadan  farkl? bir biyopsikososyal yap? ortaya ç?kmaktad?r. 

Çocuklar? anlamak
Çocuklar?n genel davran?? özelliklerini tam olarak anlamak ve onlar?n ruh dünyalar?na inmek onlar?n psikososyal geli?imini yönlendirmek aç?s?ndan çok önemli bir noktad?r. Anne babalar?n çocuklar?n ruh dünyalar?na inmeden yönlendirme ve e?itim gayretleri, ço?u zaman hedefine ula?maz .Anne babalar her gün birlikte olduklar?, günlük aktiviteleri birlikte yapt?lar? çocuklar?n? bazen tam olarak tan?yama- makta ve onlar?n psikososyal geli?imini iyi yönde yönlendireme- mektedir.  Baz? anne babalar, çocuklar?n?n sadece fiziksel bak?m- lar?na yönelik beslenme, bar?nma, sa?l?k problemlerini gözetip onlar?n olaylar kar??s?ndaki dü?üncelerini, tepkilerini, yorumlar?n?, üzüntülerini, sevinçlerini, ruhsal yönlerini gerekti?i kadar  hesaba katmazlar. Ki?isel görü?me ile haberle?ti?imiz Amerikal? acil müdahalelerde bulunan  bir sa?l?k mensubu ?u yak?nmalar? dile getirerek endi?elerini belirtiyordu  '' acil sa?l?k müdahaleleri yaparken olaylardan çocuklar?n etkilendi?ini ve baz? psikolojik problemlerin olu?tu?unu görüyorum, anne babalara veya bak?m veren ki?ilere çocuklar?n s?k?nt?lar?n? bahsetti?imde, onlar?n bana cevab? onlar çocuk ne olacak ki ?eklinde oluyor.  ben buna dayanam?yorum ve çok üzülüyorum, çocuklar?nda  ruh dünyas? var  '' .Gerçekten de baz? zamalar günlük olaylar ve geli?melerin aras?nda çocuklar?n olaylar kar??ndaki ruhsal tepkisi en son akla gelektedir.
Çocu?a ayr?lan vakit

Her anne baba çocuklar?n?n geli?imi ve onlar?n ruhsal yönleri ile çok ilgilendiklerini söyler ama kendi kendilerine oturup ''çocu?uma bu gün ne kadar vakit ay?rd?m ?'' diye sorduklar?nda, kendilerini tatmin eden cevab? çok az? al?r. Amerikal? bir profesörden ald???m bir bilgiye göre A.B.D. de yap?lan istatistiklerde bir baban?n çocu?unu günlük görme süresi 7 saniye  olarak bulunmu? . Yani ayn? çat? alt?nda ya?ayan birbirinden apayr?, ayr? dünyalarda  insanlar . Peki bu durum hangi sonuçlar? getirir ? yani anne babalar?n çocuklar?n?n ruhsal yönü ve psikososyal geli?imi ile ilgili eksiklikleri hangi sonuçlar? do?urur ?. Bunun cevab?n? dü?ündü?ümde her biri ayr? bir ''gelecek '' olan çocuklar ile ilgili çok karamsar dü?ünceler akl?ma gelmektedir. Bu nedenle bu konuyu ileri bir tarihte, ayr? bir ba?l?k alt?nda incelemek istiyorum .   

Hatta 2000li y?llarda b?rak?n ruhsal geli?imi yönlendirme ve mevcut ruhsal sorunlar?, dünyada milyonlarca çocuk kötü bak?mdan, basit sa?l?k sorunlar?ndan, kazalardan, salg?n hastal?klardan, anne baba ihmaline ba?l? nedenler ile hayat?n? kaybediyor.

 

Ruhsal geli?ime etkiler

Herbir çocu?u ayr? bir dünya olarak kabul edip, onlar?n ruh dünyas?na inebilmek, ancak e?itim, anne baba bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi ile olacakt?r. Ayr?ca aile yap?s?n?n güçlendirilmesi, aileye sunulan imkanlar?n art?r?lmas?, ailenin sosyokültürel ve sosyoekon?mik aç?dan desteklenmesi, çocuklar?n ya?ad?klar? ortamlar?n, çevre imkanlar?n?n, devletin sa?layaca?? imkanlar?n çe?itlili?i ve kalitesi bu sorunlar?n olu?mas? ve sürecinde etkili olabilmektedir .

Çocuk e?itiminde çocu?un gerekti?i ?ekilde yeti?tirilmesi ve onun topluma haz?rlanmas?, büyük ölçüde  anne baban?n hayat?n ilk gününden itibaren çocuk ile ilgilenmesi, onun ile kar??l?kl? etkile?imi, ona de?er vermeleri, ki?ilik yap?s?na sayg? duymalar?, ona yeterince vakit ay?rmalar?, onun bak?m, beslenme ve korumas?n? sa?lamalar?, sevgi ihtiyac?na kar??l?k vermeleri, ideal bir aile ortam? haz?rlamalar?, ona kar??  ideal tav?rlar?, tepkileri, tutumlar?  etkili olmaktad?r . Burada etki tepki prensibini hat?rlatmak yerinde olur, anne baban?n direk çocu?a yönelik veya gün içerisinde ki  herhangi bir  davran???, sözü, tavr?, tepkisi ve yorumunun çocuk üzerinde bir mutlak bir etkisi olacakt?r. Ve bu etkinin çocukta yans?malar?  iyi veya kötü yönde görülecektir .Ayn? ?ekilde çocu?un her konu?mas?, davran??? ve yorumuna anne baban?n tepkisi de çocu?un ki?ilik geli?iminin ?ekillenmesine neden olmaktad?r.Yani çocu?u yanl?? bir ?ey yapt???nda ve bunu tekrarlad???nda sessiz kalan bir ebeveyn dolayl? olarak  '' ben bu davran??? destekliyorum '' mesaj? verir. Di?er taraftan çocu?un olumlu davran???n? onaylamayan bir ebeveyn çocu?a yine dolayl? olarak '' bu davran???n benim için  önemli de?il, olsa da olur olmasa da '' mesaj?n? verir. Bununla birlikte  görmezlikten gelinen tekrarlayan hatalar giderek büyür, olumlu davran??lar ise giderek azal?r .Çocuklar? her an kontrol etmek her yapt?klar? konusunda haberdar olmaya çal??mak çocu?u ruhsal gerilime itebilece?i gibi, di?er yandan  çocu?u kontrolsüz ve kendi halinde b?rakmakta çocu?un önü al?namayan davran?? problemleri geli?tirmesine zemin haz?rlayacakt?r. Bu iki kutbun ortas?nda hareket alan? ideal olan?d?r.

Burada hemen ?unu belirtmek gerekir ki günümüz ileti?im ve etkile?im toplumunda çocu?un geli?imi konusunda anne babalar üstlerine dü?en her türlü görevi yapsa bile akraba çevresi, okul ortam?, arkada? ve sosyal çevresi, di?ar?dan gördükleri, duyduklar? da geli?im ve ruh sa?l??? aç?s?ndan çok önemli olmaktad?r. Anne babalar bazen kendileri haricinde olu?an etkiler konusunda  oldukça çaresiz kalabilmektedir. Yani hem ev içerisinde çocu?a gereken yönlendirme, hem de onun ev d???nda psikososyal geli?imine kötü yönde etkide bulunacak etkenlerden koruma, ikisini de sa?lamak ideal geli?im aç?s?ndan gerek ve yeter ?art olmaktad?r . 

 

Yap?lmas? gerekenler
Anne babalar?n çocuklar?n?n normal bir ?ekilde psikososyal geli?imini sa?lamak ve uygun e?itimi vermek için yapmalar? gereken ?eyleri  ?u ?ekilde s?ralayabiliriz : Dengeli e?itim ve yönlendirme,Anne baban?n kendi aralar?ndaki söz ve davran?? birli?i, Çocu?a kar?? a??r? ho?görü veya a??r? disiplin uygulamalar?ndan kaç?nmalar?, olaylar ve ilerleyen süreç içerisinde çocu?a yans?yan davran??lar olarak tutarl? olmalar?  ve zaman a??m?ndan doyay? farkl? farkl? tepki vermemeleri, Çocu?a tepkilerinin yersiz ve abart?l? olmamas?, Güzel ve faydal? ?eylerde çocu?un davran??lar?n?n onaylanmas?, Hatal? durumlarda uygun bir ?ekilde cezaland?r?lmalar?, Yap?lan yanl??lar? sonucunda  sadece k?zmak de?il nedenini mant?k çerçevesinde aç?klamalar? ve ona do?ru olan hedefi vermeleri  , Onlara her yönüyle  de?er vermeleri, Ki?ilik yap?lar?na sayg?l? olmalar?, Onlara söz hakk? tan?malar?,  Sevildiklerini hissettirmeleri, Onlara güven duygusunu a??lamalar?, Sosyal ve psikolojik geli?imini yak?ndan takip etmeleri, Gösterilen davran?? problemlerine kar?? duyarl? olmalar?, zaman?nda ve erken müdahaleyi sa?lamalar?  , Kendi psikolojik s?k?nt?lar?n? çocuklara yans?tmamalar?, onlardan geli?im ve kapasitelerinin üzerinde beklentiye girmemeleri, Onlara yeterince zaman ay?rmalar?, Onlar?n sosyal çevrelerinin fark?nda olmalar?  ?eklinde özetlenebilir.


3 Comments | Post Comment